(3402 S. K. m. 20, 21, 32)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Süleyman Kaya tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle; Temyiz itirazlarının çekişmeli taşınmazın hükme dayanak yapılan fen bilirkişi raporunda (C) ile işaretlenen bölümüne yönelik olduğu, orman bilirkişi raporunun yetersiz ve denetime elverişsiz nitelikte bulunduğu, memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı getirtilerek orman bilirkişi ve fen elemanı aracılığıyla yeniden orman araştırması yapılması, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde davacı ile satıcı Mehmet Demirli yönünden senetsiz ve belgesizden zilyetliğe dayalı toprak kazanıp kazanmadıklarının tapu sicil, kadastro ve yazı işleri müdürlüklerinden sorulması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Süleyman Kaya tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın temyize konu (C) ile işaretlenen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Yerel mahkemece de davacının tutunduğu 277 yazım numaralı vergi kaydının çekişmeli taşınmazın (C) ile işaretlenen bölümünü kapsadığı belirlenmiştir. Ancak, vergi kaydının cinsinin tarla ve cebel, miktarının 50 ar (5.000 m2) yüzölçümlü olduğu, çekişmeli taşınmazın doğu, batı ve kuzeyinde eylemli Devlet Ormanı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 20/C maddesi uyarınca vergi kaydının miktarıyla geçerli kapsamı belirlenmeli, kayıt ve belgelerin lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil edebilecekleri dikkate alınmalı, vergi kaydı miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmelidir. Vergi kaydının miktarı kadar yer (5.000 m2) fen elemanı bilirkişiden alınacak ek rapor ile 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 20/C, 21 ve 32/3. maddelerine uygun 104 ada 49 parsel tarafından ifraz edilerek davacı Süleyman Kaya adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Süleyman Kaya'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 08.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy