(6831 S. K. m. 2) (YHGK 27.02.2002 T. 2002/1-19 E. 2002/97 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Ayşe Genç ve arkadaşları, Gaziler Köyü 1021 ve 1033 parsel sayılı taşınmazların 1960 yılından önce İsmail Genç tarafından imar ve ihya edildiği, ondan Mehmet Genç'e verdiği, babaları olan Mehmet Gencin de ölümüyle bu yerlerin kendilerine kaldığı, o zamandan beride tarım alanı olarak kullanıldığı, malik sıfatıyla zilyet edildiği, bu taşınmazların 1952 yılında makiye ayrılmakla ormanla olan ilişkisinin kesildiği, yeniden orman sınırları içinde aplike edilip Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasının yasal dayanağı bulunmadığı iddiasıyla, Hazine adına oluşturulan tapu kayıtlarının iptalini taşınmazların adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1946 tarihli ilk orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp, 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazların tamamının, 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1963 ve 1970 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosunda ise, orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1981 yılında orman sınırları içinde aplike edilerek, 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek 06.04.1982 tarihinde kesinleştiği, 2. madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların 310 parsel sayısıyla 30.6.1992 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edildiği belirlenerek, maki tefrik komisyonunun yasada öngörülen sayı ve nitelikte elemanı bulunmadığı bu nedenle kuruluşu yasaya aykırı olduğu gibi, makiye ayrılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği (HGK 27.02.2002/1-19 E., 97 K. Sayılı Kararı), bu tür yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapulara değer verileceği, davacı tarafın böyle bir tapusunun olmadığı, 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, yasalar gereği Hazineye kalan taşınmazlardan olduğundan kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği; kaldı ki, taşınmazların 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılma işleminin kesinleştiği, 06.04.1982 tarihinden, taşınmazların Hazine adına tapuya tescil edildiği 30.06.1992 tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı gerekçe gösterilerek Hazine aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre,
Sonuç: Davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 29.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy