(6831 S. K. m. 2/B, Ek m. 2, 3) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Kayacı Köyü 104 ada 186 parsel sayılı 2.134,80 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesiz olarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Ali Ersoy adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın yaklaşık 600 m2 yüzölçümlü bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, çalılık, kayalık yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı savıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu parselin fen bilirkişi Mehmet Tok ve orman bilirkişi Efrayim Çoşkun tarafından müşterek düzenlenen 05.04.2005 havale tarihli kroki ve raporda (A) ile işaretlenen 1.475,56 m2 yüzölçümlü bölümünün davalı adına, (B) ile işaretlenen 659,24 m2 yüzölçümlü kesiminin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 28.03.1979 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, daha sonra 20.06.1990 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Katılan davacı Hazinenin temyiz itirazları çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen bölümüne yönelik olup mahkemece bu yer hakkında yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 52-53-2058-2059 orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim ve uzaklık bakımından farklılık vardır. Tahdit haritası ile hat çelişkili olup, tahdit haritası ile çekişmeli parselin kadastro paftası ölçekleri eşitlenmemiş, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki çizilmemiştir. Mahkemece bu yönler üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu haliyle uzman bilirkişinin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Bundan ayrı kadastro tespitine itiraz davasında Hazine katılan davacı sıfatıyla taraf olduğu halde kadastro tespit maliki olan davalı gerçek kişi yönünden 3402 Sayılı Kadastro Yasası'nın 14. ve 17. maddesinde düzenlenen zilyetlikle ve imar ihya yoluyla kazanma koşullarının araştırılmamış oluşu da usul ve yasaya aykırıdır.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
O halde öncelikle 28.03.1979 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlarının askı ilan tutanakları ve çekişmeli taşınmazı orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir 1/5000 ölçekli orijinalinden renklendirilmiş tahdit haritası örneği, ile 1990 yılında yapıldığı anlaşılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlarının askı ilan tutanakları ve çekişmeli taşınmazı orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir 1/5000 ölçekli orijinalinden renklendirilmiş orman rejimi dışına çıkarma haritası örneği orman idaresinden getirtilmeli önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memuru, ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı, orman ve fenni bilirkişi kurulu aracılığıyla, yörede 28.03.1979 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ve 1990 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde haritası ile çekişmeli yerin kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B madde haritasındaki konumları duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere (orman ve fenni) çekişmeli yerin bu haritalara göre yapılan uygulamalarla ilgili konumlarını ayrı ayrı renklerle gösteren müşterek kroki düzenlettirilmeli çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmelidir.
Yukarıda değinilen yöntemle yapılacak araştırma sonucunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde bu kez Hazineye karşı davalı yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, imar ihya üzerinde durulup bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünde tanık beyanlarına başvurulmalı, çekişmeli yerin öncesinin ne olduğu, imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, davalının ve varsa eklemeli zilyetlerinin belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları toprak olup olmadığı varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılmalı, çekişmeli taşınmaz dışında zilyetlik nedenine dayalı başka tescil davasının bulunup bulunmadığı Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorulup tespit edilmeli, çekişmeli yerin 3083 Sayılı Yasa anlamında sulu/kuru taşınmazlardan olup olmadığı DSİ Bölge Müdürlüklerinden sorulup 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen aynı çalışma alanında 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı gözetilmeli, çekişmeli taşınmazın tarım toprağı olup olmadığı, tarım toprağı ise kaç yıldır ne şekilde kullanıldığı yönünde ziraat mühendisine bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılan davacı Hazinenin temyiz itirazlarını kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün taşınmazın (A) bölümüne yönelik olarak BOZULMASINA, 08.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy