(6831 S. K. m. 2/B) (6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik m. 64)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Heybeliada 94 ada ve 60 parsel sayılı taşınmazın yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı murisi adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin 242 m2 bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 188 m2 bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda 188 numaralı orman sınır noktasının Abbas Paşa Arsası ve Kayıkhanesinin bitişiğindeki Marmara Denizi kıyısında beton kazığa işaretlendiği anlatıldığı ve ekli krokisinde 158 numaralı orman sınır noktası yine Abbas Kayıkhanesinde işaretlendiği, 16.07.1979 tarihli aplikasyondaysa, 158 numaralı orman sınır noktasının tutanaktaki ölçü değerlerine göre Abbaspaşa Arsasına bitişik Kayıkhaneye 33 metre mesafede deniz kenarında olduğunun belirlendiği anlatıldığı halde, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi rapor ve krokisinde bu çelişkiye değinilmediği gibi, gerekçe gösterilmeden ilk tahdit tutanak ve haritası ile çelişen aplikasyon haritasına itibar edilmiştir. Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uymayan inceleme ve 1942 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bilindiği gibi, aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 gün ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki eski Yönetmelik md. 44.). Aplikasyon işlemi yeni bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez.
Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz.
Bu nedenlerle; mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası, tutanakları ve paftası sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki 158 ila 218, 217, ... 155 numaralı orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedeni üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve orman kadastro tutanağında tarif edilen (Abbas Paşa Kayıkhanesi gibi) en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı birer birer arazide bulunup röperlenmeli, 1942 yılı tahdit haritası zemine uygulandıktan sonra 1979 ve 1984 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmasından sonra oluşturulmuş olan harita yerine uygulanmalı, haritalar arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığı 1942, 1979 ve 1984 işlemlerinde kullanılan hava fotoğraflarından, yöreye ait eski tarihli pafta ve haritalardan, imar planlarından, şehir fotoğrafları ve ulaşılabilen tüm kaynaklardan da yararlanılmak suretiyle, 15.07.2004 gün ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 64. maddesini karşılayan, eski Kadastro Yönetmeliğinin 54. maddesi gereğince düzenlenen teknik izahname hükümlerine göre belirlenmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 1942 yılındaki 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış orman tahdit haritası ve 1979-1984 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritaya göre konumunu gösteren her iki harita ile irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, haritalar ile genel arazi kadastro paftasının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle en az yukarıda sayılan orman sınır noktalarını içerecek birleşik ve müşterek imzalı ölçekli kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanarak teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor alınmalıdır.
Değinilen yönler gözetilmeksizin yetersiz inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 24.02.2004 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy