(3402 S. K. m. 4, 20) (1086 S. K. m. 45) (6831 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ahmet Ali Çetin tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Üşümüş Köyü 185 ada 79 parsel sayılı 10.070.60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz olarak 1980 tarih 48/1 nolu vergi kaydı ile tarla niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Ahmet Ali Çetin adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Ahmet Ali Çetin tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; gerçek kişinin tutunduğu tapu kaydı palamutlu tarla tapusu olup, yöntemine uygun olarak taşınmaz başında uygulanmamış, tapu kaydının revizyonu ilgili yerlerden sorulmamıştır. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın memleket haritasında ve hava fotoğraflarında yeşil renkli ve yapraklı ağaç işaretli alanlar içinde gözüktüğünü, taşınmazın üzerinde çok yaşlı palamut meşelerinin bulunduğunu açıklamıştır. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. 4785 Sayılı Yasanın 2/B maddesinde sahipli fıstık çamı, palamut meşesi ve aşısız kestane ormanlarının devletleştirme kapsamı dışında oldukları belirtilmiştir. 6831 Sayılı Yasanın 1/H maddesinde de sahipli arazide ve muhitin hususiyetlerine göre yetişmiş veya yetiştirilecek olan fıstık çamlıkları ve palamut meşelikleri dahil olmak üzere her nevi meyveli ağaç ve ağaççıkların orman sayılmayacağı açıklanmıştır.
O halde; mahkemece, gerçek kişi tarafından tutunulan tapu kaydının ilk oluşumundan itibarın tüm gittilerinin revizyon görüp görmedikleri yerel tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulmalı, tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, taşınmaza komşu olan parsellerin tutanakları ve varsa dayanak vergi ve tapu kayıtları ilgili yerlerden getirtilmeli, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü parsellerin davalı iseler dava dosyaları dava ve usul ekonomisi bakımından H.Y.U.Y.'nın 45. maddesi uyarınca eldeki dava dosyası ile birleştirilmeli, taşınmaz başında bir fen elemanı ve mahkemece seçilecek elverdiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, dayanak tapu kaydı çevre komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından da yararlanılarak yöntemine uygun biçimde uygulanmalı, bilinmeyen hudutlarda tarafların göstereceği tanıkların beyanlarına başvurulmalı, fen elemanı bilirkişiye keşfi ve tapu kaydı uygulamasını izlemeye olanak verecek şekilde kroki düzenlettirilmeli, tapu kaydının mevki ve sınırları itibariyle çekişmeli taşınmaza ait olduğunun tespiti halinde, tapu kaydının hudutlarında kaş bulunduğundan taşınmazın güney batısında da eylemli olarak 185 ada 157 parsel sayılı orman yer aldığından tapu kaydının 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 20/C maddesi uyarınca miktarlarıyla geçerli kapsamı belirlenmeli, taşınmazın tamamen tapu kaydının miktarı içinde kalması halinde davacı Orman Yönetiminin davasının reddine, şayet kısmen veya tamamen tapu kaydının miktarı dışında kalması halinde Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma, uygulamaya dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Ahmet Ali Çetin'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 08.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy