(6831 S. K. m. 1, 2) (3402 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Tapureli Köyü 107 ada 437 parsel sayılı 755,59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesiz olarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mesut Bayır adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı Mesut Bayır adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 1952 tarihli memleket haritasında koyu renkli taşlık çalılık alan, 1959 çekim tarihli hava fotoğrafında ormanlık alan, 2003-2013 tarihli amenajman planında bozuk orman olarak gözüktüğü, orman kadastro komisyonunca, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiğinden 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla orman rejimi dışına çıkarıldığı, bu sebeple orman sayılmayan yer olduğu, sürülüp ekilen boşlukların kenarları ve aralarının maki vejetasyonu tarafından kapatıldığı, orta seviyede humus bulunduğu, % 15 eğimli olduğu açıklanmış, rapor ekindeki elle boyama memleket haritasında çekişmeli taşınmaz iğne yapraklı ağaç sembollü yere bitişik yeşil alanda işaretlenmiştir. 6831 Sayılı Yasanın 1/İ maddesinin karşıt kavramından % 12'den fazla eğimli makilik yerler orman sayılır. Kaldı ki; çekişmeli taşınmazın üç tarafı da orman olup, orman bütünlüğünü bozucu niteliktedir.
Her ne kadar, orman ve yerel bilirkişi, çekişmeli yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamışlar ise de resmi belgelere uygun düşmeyen bilirkişi sözlerine ve raporlarına değer verilemez. Zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez. Toprağı ile birlikte orman olan taşınmazın zilyetlikle iktisabı da mümkün değildir. Hal böyle iken, çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescile karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarını kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, 08.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy