(6831 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki orman şerhinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı H. H. mirasçıları ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı H. H. mirasçıları, tapu kaydına dayanarak yörede 1944 yılında ilk kez yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve daha sonra 3302 ve 3373 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılarak 25.07.1990 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarında Esenköy Köyü 1083, 1084 ve 1818 parsel sayılı taşınmazların tamamının, orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1083 parselin (A)R399.94 m2'sinin orman, (B)R150 m2'sinin tarım arazisi olarak, 1084 parselin (A)R397.26 m2'sinin orman, (B)R178.76 m2'sinin tarım arazisi, 1818 parselin (A)R84.17 m2'lik bölümün orman, (B)R524.55 m2'lik bölümünün tarım arazisi olarak kabul edilip, davacılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı H. H. mirasçıları ve davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 21.09.1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması 1989 - 1990 yılları arasında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, çekişmeli taşınmazların kısmen 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı gibi daha sonra 1990'da yapılan ve 25.07.1990 tarihinde ilan edilen aplikasyon sırasında da orman sınırlarında bir değişiklik yapılmayarak yine kısmen orman sınırı içinde bırakıldığına, orman sınırı içinde kalan taşınmazlar hakkında tapu kaydına dayanarak 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesine göre gerçek kişilerin 10 yıllık süre içinde dava açılabileceği, 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde yapılan ve ilan edilen aplikasyon davacıya 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun iptali davası açma hakkı vermediği, dava konusu taşınmaz bölümleri 1944 yılında yapılan orman kadastro sınırları içinde kaldığı gibi 1982 yılında 1744 Sayılı Yasa ve 1990 yılında 3302/3373 Sayılı Yasa döneminde yapılan aplikasyon uygulamasında da orman içinde gösterilip aplikasyon hatası yapılmadığı, dolayısıyla 1993 yılında yapılan aplikasyon işleminin davacıya 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde 1944 tahdidini iptal ettirmesi konusunda hüküm getirmediği göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacılar adına tapuda kayıtlı olan parsel bölümlerinin yeniden tescile karar verecek biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 14.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy