(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Arslan Çelenk ve müdahil Selahattin Çelenk tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davacının duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.05.2003 tarih 2661-4073 sayılı bozma kararında özetle: Dava orman kadastrosuna itiraz niteliğinde olup, davacının dayandığı tapu kaydının 1990 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda her hangi bir parsele uygulanmadığı, dava edilen K1, K2, K3 ve K4 harfli bölümlerin öncesi itibariyle orman sayılan yer olduğu; ayrıca, davalı yerin 17-95 yaşlı çam ağaçları ile kaplı olduğu anlaşılmakla, orman tahdidine itiraza yönelik davanın tümden reddine karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Arslan Çelenk ve müdahil Selahattin Çelenk tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1987 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Sonuç: Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 03.01.2006 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy