(492 S. K. m. 13) (3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine ve davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.06.2004 gün ve 5816-6852 sayılı bozma kararında özetle; Çekişmeli Orhaniye Mahallesi 208 ada 7 ve 208 ada 6 parseller hakkında açılan davanın reddine karar verildiği, 7 parselin kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı anlaşıldığına göre, bu parsel yönünden Hazine temyizinin reddi gerektiği, 6 parsele gelince; bu parselin mülkiyet belgesinin bulunmadığı, Naci Övünç adına kesinleşen 41.757 m2 yüzölçümlü 5 parsel ile bir bütün olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi anlamında sulu arazi niteliğinde bulunduğu, bu durumda gerçek kişilerce 40 dönümden fazla yerin zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülerek Hazinenin davasının kısmen ya da tamamen reddi gerektiği açıklanmış, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 208 ada 6 parselin 01.05.2005 tarihli raporda C (39.998 m2) bölümünün tarla niteliği ile Hazine adına, A (2250 m2) ve B (37.750 m2) toplam 40.000 m2 bölümünün Hüseyin Övünç mirasçıları Naci Övünç (18321.384/40.000 pay) ve Mehmet Övünç (21.678.616/40.000 pay) adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 12.03.1966 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1) Mahkemece verilen ilk kararda çekişmeli 208 ada 6 ve 7 parseller hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karar yalnızca Hazine tarafından temyiz edilmekle, kesinleşen orman sınırları dışında kalan 7 parsel yönünden hüküm onanmış, 6 parsel yönünden ise, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesine göre araştırma yapılması gereğine işaretle Hazine lehine bozulmuştur. Önceki hükmü davalılar temyiz etmediğine göre, 6 parselin (C) bölümü davalılar yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle, davalıların temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Hazine yönünden;
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
1) Yukarıda 1 nolu bentte yazılı gerekçelerle davalıların temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 2 nolu bentte yazılı gerekçelerle Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/İ maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy