(3402 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Başköy Mahallesi 252 ada 8-10-22-33-50 ve 59 parsel sayılı sırasıyla 414.71 m2, 5489.60 m2, 941.66 m2, 4369.91 m2, 2618.65 m2 ve 1500.32 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit görmüştür. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 252 ada 8-10-22 ve 33 parselin orman vasfı ile Hazine adına, 252 ada 50 ve 59 parselin tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından 252 ada 50 ve 59 nolu parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükmüne göre yapılmıştır.
1- incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 252 ada 50 parsel sayılı taşınmazın; uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan araştırma ve incelemede, orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından, davacı Orman Yönetiminin bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Uzman bilirkişi Mustafa Meteris'in 21.05.2004 tarihli raporunda; çekişmeli 252 ada 59 parsel sayılı taşınmazın 1962 çekimi hava fotoğraflarına göre düzenlenen 1963 baskılı memleket haritasında, batı ucunun yeşil orman alanı kalan kısmının ormansız açık alan olarak nitelendirildiği bildirilmiş ve memleket haritasında yeri işaretlenmiş, sonuç olarak taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Davacı Orman Yönetimi tarafından dosyaya ibraz edilen ve memleket haritası ile kadastro paftasının bilgisayar ortamında çakıştırıldığı haritalarda çekişmeli 252 ada 59 parselin kısmen yeşil orman alanı içinde kaldığı görülmektedir. Bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olduğu gibi, bilirkişi raporu ile bilgisayar 2005/1236-5970 ortamında çakıştırılan haritalar arasında da çelişki bulunmaktadır. Bilirkişi bu çelişkinin nedenini de raporunda açıklamamıştır. Bu husus, uzman bilirkişinin çekişmeli taşınmazın en eski tarihli memleket haritasındaki yerini gerçeğe uygun belirleyip belirlemediği hususunda tereddüt yaratmaktadır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ile hava fotoğrafları, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; l4.03.l989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan maddeleri de 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; çekişmeli taşınmazı geniş çevresiyle birlikte bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren kroki düzenlettirilip, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetiminin 252 ada 50 nolu parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin olarak hükmün ONANMASINA,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin 252 ada 59 nolu parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsele yönelik olarak hükmün BOZULMASINA 09.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy