(3402 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Kaleoğlu Köyü 118 ada 150 parsel sayılı 2008.36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1975 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasa gereğince 2000 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın yörede yapılan 1976 yılandaki orman kadastro çalışmasında tahdit dışında kaldığını, daha sonra yapılan 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan 4. madde çalışmasında ise, 2/B madde uygulamasına konu olmadığını ve çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak taşınmazın tahdit hattına göre konumun işaretleyen kroki sunmuştur. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; aynı mahkemenin 2001/16 E., 2001/52 E., 2001/37 E. sayılı dosyalarında yapılan temyiz itirazları aynı gün Dairemizde incelenmiş olup, söz konusu dosyalarda uzmanlığına başvurulan orman bilirkişilerinin çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunu 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşmeyen orman tahdit haritası üzerinde işaretleyerek gösterdikleri, kesinleşen 1976 yılına ilişkin orman tahdit hattına göre taşınmazın konumunun gösterilmediği, 1976 yılına ilişkin orman tahdit haritası ile 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan aplikasyon haritası arasında hatlar yönünden bazı farklılıkların bulunduğu, kaldı ki dosya içerisinde 1976 yılına ait orman tahdidine ilişkin evraklar da mevcut olmayıp, Dairemizin 13.01.2005 tarih ve 2001/48-2004/57 sayılı iade kararı üzerine dosya içerisine konulduğu saptanmıştır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1976 tarihinde kesinleşmiş tahdit haritası, 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin orman tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; çalışma tutanaklarında bahsedilen şahıs tarlaları ve mevkii adları hususunda yerel bilirkişilerden faydalanılmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07.07.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy