(6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Osmangazi Esentepe Mahallesi 3305 ada 11 parsel numaralı taşınmazın davalılar adlarına tapuda kayıtlı olduğunu, ancak 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması nedeniyle orman rejimi dışına çıkarıldığını iddia ederek davalılar adlarına kayıtlı tapunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 30.11.1979 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi de 1983 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile orman rejimi dışına çıkarıldığı ve tapu sahibine intikal edeceği gerekçesiyle Hazinenin açtığı tapu iptali ve tescil istemli davanın reddine karar verilmişse de, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazın 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunda Uludağ Devlet Ormanı sınırları içinde iken 1976 yılında yapılan ve 30.11.1979 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında 7872-...7880...2060...7872 orman sınır hattı içinde orman rejimi dışına çıkarıldığı tartışmasızdır.
Çekişmeli taşınmazın öncesinde 1983 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 3305 ada 1 parsel numarasıyla 5598 m2 zeytinlik niteliğinde M.Hakkı Yul ve arkadaşları adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra 01.05.2000 tarihinde 10 ve 11 parsellere ifraz edilerek 10 parselin 4507 m2, çekişmeli 11 parselin ise 1090 m2 yüzölçümü ile davalılar adına intikal gördüğü, 3305 ada 1 parselin tespitine esas alınan K.Evvel 1928 tarih 24 nolu sicilden gelen Ekim 1968 tarih 38 ve 93 nolu tapu kaydının ise, 4595 m2 zeytinlik tapusu olduğu, 2005/1265-2171 Ali, B: Mehmet bahçesi, K: Yol, G: Akrem ve sahibi senet bahçesi ve Hafız Sabit bahçesi ile çevrili bulunduğu anlaşılmaktadır.
1744 Sayılı Yasada tapulu arazilerin sahipleri adına orman sınırları dışına çıkarılacağı öngörülmüşse de öncelikle dayanılan tapu kaydının taşınmaza uyması gerekir. Mahkemece yapılan 11.10.2002 tarihli keşifte 1333 doğumlu yerel bilirkişi kuzeydeki yol dışında hiçbir sınırı gösterememiş, kayıtta yazılı isimleri bilmediğini söylemiştir. Bu haliyle tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olduğu söylenemez. Kaldı ki taşımazın batısı ve güneyi Uludağ Devlet Ormanı ile çevrilidir,tapu kaydının bu yere ait olduğu kabul edilse bile yüzölçümü ile geçerli olup, zaten 10 parsele 4507 m2 yüzölçümü ile tecviz dahilinde uygulanmış ve davalılar adlarına kesinleşmiştir. Bu nedenlerle, Hazinenin davasının kabulü gerekirken, taşınmaza uyduğu dahi kanıtlanamayan tapuya değer verilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03.03.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy