(3402 S. K. m. 4, 14)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Tavla Köyü 128 ada 8 parsel sayılı 9.204,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesiz olarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Hüseyin Dumanlı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli yerin orman kadastrosu sırasında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla Hüseyin Dumanlı'yı taraf göstererek dava açmıştır. Davanın devamı sırasında Hazine, aynı yöndeki istemle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin Hüseyin Dumanlı mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazların hava fotoğrafları ve amenajman planında ne şekilde uygulamaya tabi tutulduğu belirlenmemiş, uygulanan memleket haritasının tarihi belirtilmemiş ve taşınmazın memleket haritasındaki konumu gösterilmemiş, yöntemine uygun orman araştırması yapılmamıştır. Bu durumda, karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu çekişmeli taşınmazın öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Öte yandan eldeki davada Hazine taraf olduğu halde, kadastro tespit malikleri olan gerçek kişiler yönünden 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanma koşulları da araştırılmamıştır.
Mahkemece, komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi, ziraat yüksek mühendisi bulunamadığı taktirde bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu ve 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile 3402 sayılı yasanın 45. maddesi tamamen yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; eğim durumu belirlenmeli, parseller üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşı ile kapalılık oranı belirlenmeli; çekişmeli taşınmazın ve komşu taşınmazların tümünün memleket haritasına göre konumu saptanmalı; memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek, orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita çekişmeli yerleri ve komşularını da gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan çekişmeli ve komşu parsellerin tümünü bir arada gösteren kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişme konusu yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalıdır.
Yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde davada Hazine katılan davacı sıfatıyla taraf olduğuna göre taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı yönünde ziraat mühendisinden bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalılar yanında eklemeli zilyetler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetimi ve katılan davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 05.03.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy