(4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Maşukiye Beldesi, Çınar Mahallesi, Araba Konağı-Düzcami mevkiinde bulunan bir parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, Fen Bilirkişi Hayri Pala tarafından düzenlenen 03.12.2003 tarihli raporda (A) ile işaretlenen 3.990 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 03.04.1986 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 21.11.1995 tarihinde 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu ise, 1954 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi kurulu raporunda, çekişmeli taşınmazın memleket haritasında beyaz renkli açık alanda göründüğü ve 1986 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi dışında olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastrosu 1954 yılında yapılmış olup 30.12.1954 tarihinde kesinleşmiş ve çekişmeli taşınmaz Samandağları Devlet Ormanı içinde kaldığından kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyerek kadastro harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. Yörede ilk orman kadastrosu ise, 03.04.1986 tarihinde ilan edilmiş olup, çekişmeli taşınmaz tahdit dışında bırakılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının uygulanmaya başladığı tarihe kadar kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanlar tesbit dışı bırakılmışlardır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının yürürlüğünden sonra ise, anılan yasanın 4. maddesi gereğince işlem yapılmıştır. Her ne kadar, orman ve yerel bilirkişi, çekişmeli yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduklarını açıklamışlar ise de, kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine ve resmi belgelere uygun düşmeyen bilirkişi sözlerine ve raporlarına değer verilemez. Zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez. Toprağı ile birlikte orman olan taşınmazın zilyetlikle iktisabı da mümkün değildir. Ne var ki; 1986 yılında yapılan orman kadastrosunda çekişmeli taşınmaz tahdit dışında bırakılmıştır.
Orman kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar taşınmazlar orman sayılır. Taşınmazın zilyetlikle iktisabı bu tarihten sonra mümkün hale gelir. Bu durumda, orman kadastrosunun kesinleşme tarihi zilyetliğin başlangıcına esas teşkil eder. Başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleşeceği güne kadar, taşınmazlar orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden daha önceki tarihlerdeki zilyetliğe değer verilemeyecektir.
Yargıtay H.G.K.'nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 ile 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararları da bu yöndedir. Somut uyuşmazlıkta dava tarihi ile tahdit dışında bırakılma tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süre geçmemiştir. Hal böyle iken, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine, 18.10.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy