(3402 S. K. m. 1, 16, 25) (1086 S. K. m. 438)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında Alkan Köyü 100 parsel sayılı 24300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 134 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Sefer İneç ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. İtiraz tapulama komisyonunca reddedilmiş davacı Hazine taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği iddiasıyla dava açmış, Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parsel baraj kamulaştırma sahasında kaldığından, 3402 Sayılı Yasanın 16/C maddesi gereğince kadastro dışı bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit ve dava tarihinden sonra DSİ Genel Müdürlüğü'nce Kralkızı Barajı için kamulaştırma yapıldığı, çekişmeli taşınmaz kamulaştırma alanında ve keşif tarihinde baraİ gölü altında kaldığı anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Kadastro Yasası 1. maddesi Bu Yasanın amacı, memleketin kadastral topoğrafik haritasına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tesbit etmek ve bu suretle Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü tapu sicilini kurmaktır. 25. maddesi (Genel olarak görev) Kadastro mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar. ... 16. maddesi ... C- Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar, (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi, tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir, istisnalar saklıdır. Hükümlerini taşımaktadır. Süreklilik gösteren Baraj gölü altında kalan taşınmaz hakkında kadastronun konusu kalmadığından, bu taşınmazlara ilişkin davalarda kadastro mahkemesi görevli değildir. Bu nedenlerle, mahkemece, çekişmeli taşınmazın baraj gölü altında kaldığı gerekçesiyle kadastro dışı bırakılması yolunda karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, tarafların genel mahkemelerde mülkiyetin tespitine ilişkin dava açma hakları bulunduğu gözetilmeden, kesin hüküm oluşturacak biçimde davanın reddine denmesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında birinci bendde yer alan Davanın REDDİNE cümlesi ve hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan ilgililerin genel hükümler uyarınca hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetine cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, 1. bend olarak Dava konusu taşınmazın tespit tarihinden sonra Kralkızı baraj gölü altında kaldığı belirlendiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 16/C maddesi gereğince çekişmeli parselin kadastro dışı bırakılmasına, mülkiyetin tespiti yönünden tarafların genel mahkemelerde dava açmakta muhtariyetine, cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasanının değişik 13/İ maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 26.09.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy