(3402 S. K. m. 22, 26/D)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin 24.05.2005 gün ve 2004/14330 -2005/6881 sayılı ilamıyla Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine, Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı Orman Yönetimi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Büyükkılıçlı Köyü 2142 parsel sayılı 5602,07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mürsel Açık adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın 1980 yılındaki tapulama çalışmalarında tescil harici bırakıldığını, 2000 yılında yapılan kadastroda davalı adına tespit gördüğünü, ikinci kadastronun 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesine göre hükümsüz olduğu iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmekle dairece Hükmü temyiz eden Orman Yönetiminin 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince davaya usulüne uygun katılımı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddi ile, Hazinenin temyiz itirazlarının ise, kabulü ile mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmayıp, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu nedeniyle bozulmuştur. Bu kez Orman Yönetimi vekili usulünce davaya dahil edilmek suretiyle davada taraf sıfatını aldıkları nedeniyle, temyiz itirazlarının incelenmesi gerekirken, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı iddiasıyla, kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1943 yılında ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 04.08.1995 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın yörede 1980 yılında yapılan tapulama çalışmalarında orman olduğu için tescil harici bırakıldığı ve halen devlet ormanına bitişik bulunduğu, Orman Yönetiminin davada yasal hasım konumunda olduğundan davada yer almasının zorunlu olması nedeniyle, yerel mahkemece davaya dahil edilmek suretiyle davada taraf olarak yer alması sağlandığı gözlenmiştir. Bu nedenle Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin Dairece reddine karar verilmiş olması maddi yanılgı niteliğinde olduğundan, Orman Yönetimi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildi.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporunda, çekişmeli parselin komşuları ile birlikte konumu ilgili 2008 ila 2030 orman sınır noktaları, tutanaklardaki açı ve mesafeler de nazara alınmak suretiyle uygulanmamıştır. Dosya arasında bulunan ve ilk orman tahdidine ait olduğu anlaşılan orman tahdit hattına göre; 2014 ila 2017 orman sınır hattı yolu takip etmektedir. Bu yol 683 nolu mera parselinin sınırıdır. Bu yol yapılan araştırma ve aplikasyonda nazara alınmamış; taşınmazın mera parseli ya da 2/B parseli içinde kalıp kalmadığı kesin biçimde saptanmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman yönetiminin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairenin 24.5.2005 gün ve 2004/14330-2005/6881 EK sayılı kararının Hükmü temyiz eden Orman Yönetiminin 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince davaya usulüne uygun katılımı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin bölüm ile sınırlı olmak üzere kaldırılmasına, davalı Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine, Dairenin 24.5.2005 gün ve 2004/14330-2005/6881 EK sayılı kararında yer alan, Hazinenin temyiz itirazları hakkındaki bozma kararının aynen muhafazasına, 01.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy