(3402 S. K. m. 4, 30)
Dava: Taraflar arasındaki tescil (kadastro tespitine itiraz) davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Yukarıdağdere Köyü 450 parsel 6250 m2 tarla niteliği ile belgesizden, 331 parsel 26000 m2 tarla niteliği ile 59 nolu vergi kaydına dayalı, 8 parsel arsa niteliği ile (1412 m2) 166 nolu vergi kaydına dayalı, 39 parsel avlulu ev niteliği ile 160 m2, 161 nolu vergi kaydına dayalı, 132 parsel tarla niteliği ile belgesizden, 16100 m2, 142 parsel tarla niteliği ile 8 nolu vergi kaydına dayalı, 6900 m2, 175 parsel tarla niteliği ile 97 nolu vergi kaydına dayalı, 3800 m2, 216 parsel tarla niteliği ile 95 nolu vergi kaydına dayalı, 6400 m2, 223 parsel tarla niteliği ile belgesizden, 3600 m2, 305 parsel tarla niteliği ile 109 ve 110 nolu vergi kayıtlarına dayalı, 17600 m2, 184 parsel bahçe niteliği ile 97 nolu vergi kaydına dayalı, 1100 m2, 186 parsel sayılı tarla niteliği ile 97 nolu vergi kaydına dayalı, 1300 m2, 210 parsel tarla niteliği ile 97 nolu vergi kaydına dayalı, 900 m2, 214 parsel sayılı tarla niteliği ile 94 nolu vergi kaydına dayalı, 1730 m2, 215 parsel tarla niteliği ile 94 nolu vergi kaydına dayalı, 20700 m2, 179 parsel tarla niteliği ile 98 nolu vergi kaydına dayalı, 1520 m2, 183 parsel tarla niteliği ile 98 nolu vergi kaydına dayalı, 7700 m2, 182 parsel tarla niteliği ile 143 nolu vergi kaydına dayalı olarak 5900 m2 miktarla Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı gerçek kişiler tarafından Hazine, Orman Yönetimi, Köy tüzelkişiliği ile Meryem Yıldırım ve arkadaşları aleyhine açılmış olan tescil davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Yargılama sırasında Orman Yönetimi davaya katılmıştır. Mahkemece çekişmeli 8, 39, 142, 175, 179, 182, 184, 183, 186, 210, 214, 215, 216, 223, 305 ve 331 parsellerin tamamı ile 132 parselin (E) ile işaretli 20504 m2'lik kısmının Halil Yıldırım mirasçıları adına, 450 parselin tamamı ile 132 parselin A: 262.50 m2, B: 2150 m2, C: 2371, D: 812.50 m2'lik kısımlarının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından kişiler adına tescile karar verilen parsel ve parsel kesimleri yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil (kadastro tespitine itiraz) niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 16.11.1970 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; raporu hükme esas alınan uzman orman bilirkişisi tarafından çekişmeli parsellerin herbirine ait pafta örneği ile orman tahdit haritasının ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine aplike etmek suretiyle bu yerlerin kesinleşen orman tahdit haritası ile irtibatını gösterir kroki düzenlenmemiştir. Bu nedenle rapor denetlenememektedir.
Dava genel mahkemede devam ederken yörede genel arazi kadastrosuna başlanmış olması nedeniyle çekişmeli taşınmazlara ait tutanakların malik hanelerinin boş bırakılmış olduğu da düşünülerek 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince mahkemenin resen delil toplama ve gerçek hak sahibini bulma yükümlülüğü olduğu gibi davacı gerçek kişiler de kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmaktadırlar. Bu yolda tanık dinlenmemiş olup, yerel bilirkişi anlatımları da kanı uyandırıcı olmaktan uzaktır.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmadığı gibi dayanak kayıtlar da yöntemince uygulanmamış, miktarı ile geçerli olup olmadıkları, miktar aşımı bulunup bulunmadığı da düşünülmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, dayanak kayıtlar yöntemince uygulanmalı, yerel bilirkişi ve zilyetlik tanıklarının görgü ve bilgilerine başvurulmalıdır.
Açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucunda oluşacak durum ile mahkemenin 19.09.2003 tarihli kararında orman olduğuna karar verilen bölümlerin gerçek kişiler tarafından temyiz edilmeyerek yönetimler lehine kazanılmış hak oluşturduğu hususu da gözönüne alınarak bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, 27.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy