(6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine ve Kooperatif vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, davalı Kooperatif adına kayıtlı bulunan Göktürk Köyü, 7 pafta, 517 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 512 parsel sayılı taşınmazın kısmen orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, 517 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 512 sayılı parselin orman sınırları içerisinde kalan bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 7 pafta 517 parselin tamamı ile 512 parselin orman sınırları içerisinde kalan bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ve orman olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve davalı Kooperatif vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşin orman kadastro sınırları içerisinde bulunan tapu kayıtlarının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1940 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ile 15.06.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve Orman Yönetimi tarafından çekişmeli 7 pafta 517 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 512 parselden ifraz edilen 514 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açıldığına ve 517, 514 parsel sayılı taşınmazların uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi içinde kalan yerlerden oldukları anlaşıldığına göre, davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verilmesi gerekirken, orman olarak sınırlandırılmalarına karar verilmesi ve taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesinde 2/B'ye ilişkin şerh bulunmadığı gibi, 2/B madde uygulamasına da konu olmadıklarına göre, Hazine aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmemesi ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan orman olarak sınırlandırılmasına cümlesi ile 3. ve 4. bentteki davalılardan kelimesi kaldırılarak; bunun yerine, dava konusu 7 pafta 517 ve 514 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tescillerine ve Hazine aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine cümlesi ve davalı kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve Kooperatife yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 29.11.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy