(6831 S. K. m. 1) (4753 S. K. m. 8) (3303 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki tapu kaydı üzerine konulan orman şerhinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Ortaburun Köyü 549 parsel sayılı 23.625 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 19.12.1951 tarih 115 nolu tapu kaydı ile tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Ekrem Bayraktar adına tespit edilmiş, satış yoluyla davacı Yusuf Esmer'e geçmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın tapulu olduğu, orman olmadığı, tapu kaydı üzerine konulan orman şerhinin kaldırılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydı üzerine konulan orman şerhinin iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu 1950 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma işlemi, 1964 yılında yapılan arazi kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 02.02.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece, tapu kayıtları üzerine konan orman şerhinin kaldırılmasına karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan 5.10.2002 tarihli Orman Yüksek Mühendisi Kemal Civcivoğlu ve Harita Mühendisi Abdullatif Dervişoğlu'nun birlikte düzenledikleri raporda özetle: "Ortaburun Köyünde ilk orman kadastrosunun 3116 Sayılı Yasaya göre 1944 yılında yapılıp, ilan edilerek kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın tahdit içinde bırakıldığı, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa gereğince makiye ayrıldığı, 1951 yılında 21 parsel numarası ile Ekrem Bayraktar isimli kişiye tevzi edilerek 19.12.1951 tarihli tapu kaydının oluşturulduğu, daha sonra Orman Genel Müdürlüğünün 16.01.1960 gün 235 sayılı genelgesine ekli maki talimatnamesi gereği İstanbul Orman Başmüdürlüğünün 09.08.1962 gün ve 1011-003-3/7787 sayılı emirleri ile bu köyde maki sahalarının yeniden tetkikinin yapılmasının istenmesi üzerine 24.12.1962 tarihinde düzenlenen Ortaburun Köyü Maki Tefrik raporu düzenlendiği, ( bu raporda;
"A- Taşınmazın durumu; 148.1 Hektardır.
Ormanın durumu; güney doğu kısımları bozuk meşe baltalığı, batı kısımları yetişmiş baltalık, güney ve batı yönleri devamlı devlet baltalığıdır. "
B- Kapalılık; 0,5-0,6 dır.
C- İdare şekli, devlet ormanı olarak kalması ve muhafaza edilmesi lazımdır. Doğan dereye doğru meyil %60'dır.
Son söz ve netice: ... maki talimatnamesinin 5 ve 6. maddeleri gereğince muhafaza karakteri taşıdığından adı geçen yerlerin orman rejimi dışına çıkarılmaması gerekmektedir. 6831 Sayılı Yasanın 1-j maddesi kapsamına girmediğinden, evvelce maki olarak tefrik edilen bu yerlerin maki karakteri taşımadığı cihetle orman olarak mütalaa edilmesi" görüşlerine yer verildiği, ) 1965-1966 yıllarında yapılan tapulama sırasında toprak tevzi tapusu revizyon gösterilerek 549 sayılı parselin tespit ve tescilinin yapıldığı, daha sonra 1991-1993 yıllarında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 2/B madde uygulamasıyla çekişmeli taşınmazın Doğandere Devlet Ormanı sınırları içinde bırakıldığı, bu haliyle dava konusu parselde Y.İ.B.B.G.K.nun 1993/5 E., 1996/1 K. sayılı ilamı gereğince davacıya ait tapunun geçerli olduğu, taşınmazın %8-10 meyilli olduğu" bildirilmiştir.
Ne var ki, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, kapalılık oranı, maki bitki örtüsünün bulunup bulunmadığı, makilerin koruma ( sekonder ) veya primer makilik olup olmadığı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı yönlerinde açıklamada bulunulmamıştır. Rapor bu haliyle kanaat verici olmayıp, hüküm kurmaya yeterli değildir.
O halde, öncelikle, en eski tarihli memleket haritası ilgili yerden getirtilip önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi, bir ziraat yüksek mühendisi ve kadastro fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, memleket haritası uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın makiye ayrılma tarihinde ( 1950 yılında ) ve halihazır durumdaki toprak yapısı, bitki örtüsü, ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, kapalılık oranı, maki bitki örtüsünün bulunup bulunmadığı, makilerin koruma ( sekonder ) veya primer makilik olup olmadığı, eğim durumu, orman veya toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı yönlerinde ayrıntılı, bilimsel verileri bulunan, denetime olanak sağlayacak, bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte rapor alınmalı, keşifte hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmelidir.
Ortaburun Köyünde 17.08.1950 gün ve 2 nolu kararla 5653 Sayılı Yasaya göre çalışma yapan maki tefrik komisyonunun yaptığı makiye ayırma işleminin; 1960 yılında çıkartılan maki talimatnamesine göre yeniden incelenmesi için oluşturulan komisyonca düzenlenen 24.12.1962 günlü tutanakla "Ortaburun Köyü mülki hudutları dahilinde kalan 148, 1 Hektardan ibaret bulunan maki tefrik sahalarının ağır hayvan otlatması ve müdahaleler yüzünden orman eşcarının vasıflarının bozulduğu ve orman parçacıklarının muhafaza karakteri taşıdığı ve makiye ayrılan yerlerin orman olarak muhafazası ile orman rejimi dışına çıkartılmaması gerektiği" belirtildiği "rapor muhteviyatına göre toprak tevzi komisyonlarınca tevzie tabi tutulan ve bu yerlerin durumunda değişiklik ve ıslah yapılmasına imkan bulunmadığı kaydı ile" makiye ayırma işleminin 02.01.1963 tarihinde İstanbul Orman Başmüdürü tarafından onaylandığı ve bu suretle makiye ayırma işleminin esasen iptal edildiği, çekişmeli taşınmazın 1991-1993 yılları arasında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 2/B madde uygulamasıyla orman rejimi dışına çıkarılmadığı, böylelikle devlet ormanı niteliğini halen koruduğu, her ne kadar toprak tevzi komisyonunca topraksız kişilere dağıtılmış ise de 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağı ve bilimsel olarak da %12'den fazla eğimli makilik sahaların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza makisi, yani orman sayılması gerektiği, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağı, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağı, orman niteliğini koruyan muhafaza ( koruma ) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı gözönünde bulundurulmalı, 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı YİBBGK. kararı ile 5653 Sayılı Yasaya göre yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak makiye ayrılan yerlerde özel yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verileceği düşünülmeli; tüm bu olgular değerlendirildikten sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 10.02.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy