(4721 S. K. m. 713) (YHGK. 13.06.2001 T. 2001/8-480 E. 2001/519 K.) (YHGK. 10.04.2001 T. 2002/8-161 E. 2002/301 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri İmrenler Kasabası, Yayla mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemişlerdir. Mahkemece sınırları belirtilen ve (A) ile gösterilen 38647,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile 1/4 hissenin Fatma Soylu, 3/4 hissenin Memiş Soylu adına tapuya tesciline, (B) ve (C) ile gösterilen taşınmazlar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 17.09.1979 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Bu güne kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Dava, Medeni Kanunun 713. maddesine göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılan tescil davası niteliğindedir. Davacı gerçek kişi, Höyük Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/139-1998/391 sayılı dosyasında aynı taşınmaz için Medeni Yasanın 713. maddesine dayanarak zilyetliğe dayalı tescil davası açmış olup, dava takip edilmediğinden 30.09.1998 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Medeni Yasanın 713. maddesinde belirtilen nizadan kasıt, yargı kararıyla kesinleşen ve davacı aleyhine hüküm yaratan bir kararın mevcut olmasıdır. Hukuk Genel Kurulunun 2001/8-480 Esas 2001/519 Karar ve 2002/8-161 Esas 2002/301 sayılı kararlarında da belirlendiği üzere, Höyük Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/139-1998/391 sayılı hükmü bu anlamda niza sayılır. Çünkü bu dava ile taşınmazın mülkiyetinin kime ait olduğu ve zilyetliği çekişmeli duruma gelmiştir. Davalı Hazine bu davada taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını bildirerek davaya karşı koymuştur. Zilyetliğin çekişmeli hale gelmesi için mutlaka karşı tarafın dava açması şart değildir.
Medeni Yasanın 713. maddesi anlamında niza sayılan bu davanın kesinleştiği tarih ile temyize konu eldeki davanın açıldığı gün arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçmesi gerekir. Temyize konu dava 09.10.2001 tarihinde açılmış olduğundan bu süre geçmemiştir. Bu olgu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 07.03.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy