(6831 S. K. m. 2, 11)
Dava: Taraflar arasındaki aplikasyon ve 2. madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Bayram, 08.11.1994 tarihinde kendisine ait Günlükbaşı Köyü 2615 sayılı parselin, orman sınırları dışında bulunduğuna ilişkin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1958/13 E., 1960/171 K. Sayılı kesinleşmiş kararı bulunduğu halde, orman sınırları içinde alındığı iddiasıyla bu işlemin iptalini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 18.05.1995 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde taşınmazın (B) ile gösterilen kırmızı taralı 577 m2, (D) ile gösterilen yeşil ile taralı 155 m2 ve (C) ile gösterilen yeşil ile taralı 1535 m2 bölümlerle ilgili orman kadastrosunun iptaline karar verilmiş, kararı Orman Yönetimi temyiz etmiş, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.09.2001 gün ve 2001/6112-6814 sayılı bozma kararında özetle (Mahkemece, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin kesin hüküm teşkil eden kararı esas alınarak, bu karar ile orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen ve sonraki orman kadastro işleminde orman sınırları içinde bırakılan ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bölümleri yönünden 1974 ve 1989 tarihli orman kadastro işleminin iptaline karar verildiği, hak düşürücü sürenin geçtiğinin gözetilmediği, orman kadastrosu veya orman kadastrosu ile yapılan 2/B madde uygulamaları ya da önce yapılan orman tahdidinin aplikasyonu ve 2/B madde uygulamalarına karşı, çalışmanın yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan yasa hükümleri gereğince, ilgililere tanınan sürelerde bir itiraz söz konusu olmaz ise bu işlemlerin kesinleşeceği, hukukun hiç kimseye sonsuz sürede başvuru hakkı tanıdığının düşünülemeyeceği, yasa hükümlerinden kaynaklanan hak düşürücü süreler içinde itiraz veya başvuru hakkı ya da geniş anlamıyla dava hakkı kullanılmaz ise, bu sürelerin bitmesinden sonra dava hakkının kullanılamayacağı, başka deyişle, sükutu hak yani dava hakkının düşeceği, hak düşürücü sürelerin dava şartı olduğu, mahkemelerce karşı tarafın itirazı aranmaksızın resen gözetileceği, hak düşürücü süreye tabi dava hakkının, bu sürenin bitmesinden sonra kullanılması halindeyse, başkaca hiçbir araştırmaya girilmeden, ön şartı olan hak düşürücü süreden davanın reddinin gerekeceği, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen dava açma süresi hak düşürücü süre olup, bu sürenin bitmesinden sonra tapuya dayanılarak orman kadastro işlemine karşı, hangi neden ileri sürülürse sürülsün dava açılamayacağı, zira dava şartı olan hak düşürücü sürenin geçtiği, kesin hükmün davanın taraflarını bağlayacağı, bir taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu yönünde, davanın taraflarını bağlayan bir kesin hükmün varlığı halinde, bu yerin tekrar orman olarak sınırlandırılamayacağı, sınırlandırılmış ise bu işlemin geçerli olmayacağı, ne var ki; kesin hükmün, davanın esası görülürken tartışılacak konu olduğu, tartışılabilmesi için dava şartlarının tamam olması gerektiği, dava şartlarının tamam olmadığı hallerde davanın esasına girilemeyeceğinden, kesin hüküm konusunun da tartışılamayacağı, hak düşürücü sürenin dava tarihinde dolduğu ve davacılar yönünden, 1744 Sayılı Yasanın yürürlük döneminde 1974 yılında yapılan orman kadastro işlemine karşı, dava hakkının düştüğü gözetilerek davanın tamamen reddine karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın isteğine uygun olarak bozma kararına karşı direnilmiş, Direnme kararının davalı Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine,Yargıtay Yüksek Hukuk Genel Kurulu 03.11.2004 gün ve 2004/20-483-575 sayılı kararıyla (1974 yılında yapılan ve 1976 yılında kesinleşen aplikasyon işleminin hak düşürücü süreye kaynak olacak bir kadastro işlemi olmadığı, somut olayda hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği, bu nedenle direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, Ne var ki; özel daire bozma nedenine göre, davalı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazları incelenmediğinden) söz edilerek, dosya davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için 20. Hukuk Dairesini gönderilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, aplikasyon ve 2. madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra, 1976 yılında yapılıp, ekip çalışması 08.12.1976 tarihinde, komisyon çalışması da 09.02.1982 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1986 ve 1989 yıllarında yapılıp, 16.8.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması mevcuttur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritalarıyla, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 16.12.1960 gün ve 1958/13-171 sayılı kararı ve ekli krokisinin uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli Günlükbaşı Köyü, 2615 parsel sayılı taşınmazın her ne kadar 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalıyorsa da, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin sözü edilen kararı ile orman sınırları dışında olduğunun belirlendiği, Orman Yönetimi aleyhine kesin hüküm oluştuğu, bu kararın Hazine açısından taşınmazın orman sınırları dışında bulunduğuna ilişkin kuvvetli delil oluşturacağı, taşınmazın kısmen orman sınırları içinde aplikesine ilişkin 1976 yılında yapılan işleme kesin hüküm karşısında değer verilemeyeceği belirlenerek, bu bölümlere ilişkin aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasının iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre,
Sonuç: Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, 16.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy