(3402 S. K. m. 4, 14) (6831 S. K. m. 1, 11)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Çalıklar Köyü 104 ada 8 ve 103 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 393 Hektar 6233.81 m2 ve 739376.58 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, tapu kaydına dayanarak bir kısım yerlerinin bu parseller içinde kaldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa dava tarihinden önce kesinleşip kesinleşmediği araştırılmamıştır.
Aynı parsele karşı başka gerçek kişiler tarafından açılmış başka davaların da varlığı anlaşılmaktadır. Bu dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Gerçek kişilerin dayandıkları tapu kayıtlarının kadastroca başka parsellere revizyon görüp görmediği sorulmamış, mahkemece taşınmaz başında dinlenen yerel bilirkişi kaydın sınırlarını bilemediği gibi, çekişmeli yerin sınırlarını dahi mahkeme heyetine gösterememiştir.
Orman bilirkişi, keşif sırasında uygulandığı bildirilen orijinal renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftasının ölçeğini de memleket haritası ölçeğine çevirdikten sonra bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmemiştir. Bu nedenle, taşınmazın konumu kesin biçimde saptanmamıştır.
Komşu parsel tutanakları getirtilmemiş, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereği orman içi açıklık olup olmadığı denetlenmemiştir. Fen elemanı hassas ölçüm aleti bulunmadığı için taşınmazların zemindeki geometrik durumu, sayısal değerleri ve yüzölçümlerini tam olarak belirleyemediğinden bahisle basit bir kroki düzenlemiştir. Bu krokide çekişmeli kesimlerin davaya konu orman parselinin içindeki yerleri gösterilmemiş olduğundan, mahkemece verilen karar infaza elverişli dahi değildir. O halde;
Mahkemece, yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, kesinleşen orman kadastrosunun varlığı halinde bu çalışmaya ilişkin orman tahdit harita ve tutanaklarının, yok ise yukarıda belirtilen usulle memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanması suretiyle uyuşmazlığın çözülebileceği gözetilmelidir.
Kişilerin dayandığı tapu kaydının kadastroca başka parsellere uygulanıp uygulanmadığı belirlenmeli, yerel bilirkişi eliyle taşınmaz başında tüm sınırları birer birer sorulup belirlenerek uygulanmalı, uymadığı belirlendiği takdirde varsa zilyetlik tanıkları da dinlenerek zilyetliğin başlangıcı, kaç yıl ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınıp, gerçek kişiler lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar davacılar ile varsa önceki bayiiler açısından araştırılmalıdır.
Fen elemanı bilirkişiden hassas ölçüm yaparak dava edilen kesimlerin çekişmeli parseller içindeki konumlarını, uygulanan kaydın sınırlarını gösterir keşfi izlemeye ve infaza elverişli kroki alınmalıdır.
Yukarıda belirtilen tüm araştırmalar yapılarak oluşacak sonuca göre infaza olanak sağlayacak bir biçimde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 07.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy