(6831 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Başköy Mahallesi 295 ada 165 parsel sayılı 2749.56 m2, 295 ada 166 parsel sayılı 2712.70 m2 ve 261 ada 2 parsel sayılı 588.33 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit görmüştür. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 295 ada 165 ve 166 nolu parsellerin orman niteliği ile Hazine adına, 261 ada 2 nolu parsellerin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından 261 ada 2 nolu parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Uzman Bilirkişi Mustafa Meteris'in 22.04.2004 tarihli raporunda; çekişmeli 261 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1962 çekimi hava fotoğraflarına göre düzenlenen 1963 baskılı memleket haritasında kısmen yeşil orman alanı, kısmen ormansız açık alan olarak nitelendirildiği bildirilmiş ve memleket haritasında da yerleri kısmen orman alanı kısmen açık alanda işaretlenmiş, sonuç olarak taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Davacı Orman Yönetimi tarafından dosyaya ibraz edilen ve memleket haritası ile kadastro paftasının bilgisayar ortamında çakıştırıldığı, haritalarda çekişmeli 261 ada 2 nolu parselin yeşil orman alanı içinde kaldığı görülmektedir. Ayrıca, çekişmeli taşınmazlara komşu 261 ada 1 parsel 2005/192 esas sayılı dosya ile orman olmuş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, 261 ada 4 ve 6 parseller Dairemizin 2005/192 esasında kayıtlı, 261 ada 3 nolu parsel de dairemizin 2005/187 esasında kayıtlı dava dosyaları ile kesin bozma görmüş olup orman olmuştur. Bu durumda, çekişmeli taşınmazların memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilse dahi 4 tarafı orman alanları ile çevrili orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerden olup 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
Kaldı ki; çekişmeli taşınmazlar Orman Yönetimince dosyaya ibraz edilen memleket haritası ile kadastro paftasının bilgisayar ortamında çakıştırıldığı haritalarda yeşil orman alanı olarak gözükmektedir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazlar komşu parsellerle birlikte incelenerek ve dosyada mevcut memleket haritası ile kadastro paftasının bilgisayar ortamında çakıştırıldığı, haritalarda da yeşil orman alanı olarak gözüktüğü dikkate alınarak Orman Yönetiminin davasının kabulü ile 261 ada 2 nolu parselin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 09.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy