(6831 S. K. m. 1/j)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Başaran Kasabası Kolkırı mevkiindeki taşınmazın kadastro sırasında çalılık, fundalık olarak tespit harici bırakıldığını ve 1977 yılında imar-ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini iddia ederek davacı adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 21.04.2004 tarihli krokide ( A ) işaretli 6321 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, B ( 796 m2 ) bölümü 250 ada 7 parselde kaldığından ve davalıların taraf sıfatları bulunmadığından bu bölüm hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tespit harici bırakılan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1953 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 20.02.1957 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece davacı adına tesciline karar verilen ( A bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının da davacı yararına oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da ve 12.04.2004 tarihli keşifte bilgilerine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın çok uzun yıllardır zilyet edildiğini önceleri Veli Onbaşı adında birine aitken davacının kayınpederi ve aynı zamanda kuzeydeki 4 parselin maliki olan Mustafa Dedeli tarafından satın alınıp davacıya verildiğini, 1974 yılında çalıların temizlenmek suretiyle imar-ihya edildiğini söylemişlerse de komşu 4 parselin öncesini oluşturan 628 parsele revizyon gören K.Sani 326 tarih 64 nolu tapu kaydı ile 622, 623, 624 nolu vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmaz yönünde davacı ya da bayilerini okumadığı, aynı şekilde batıda 7 nolu parsele ait asliye hukuk mahkemesinin 1997/104 sayılı dosyasında yeralan 09.06.1997 tarihli tescil krokisinde de çekişmeli taşınmazın görülmediği ve bu bölümünün tamamen fundalık olarak işaretlendiği, bu yönüyle resmi belge niteliğindeki delillerin yerel bilirkişi ve tanık sözlerini desteklemediği dolayısıyla imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki; çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritasında kısmen yeşil alanda kalması, uzman bilirkişi raporuna göre eğiminin % 15-20 civarında bulunması, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesine göre eğimi % 12'yi aşan çalılık fundalık karakterli yerlerin orman olarak kabulünün gerektiği gerekçesinden hareketle taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında, zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu da ortadadır. Hal böyle olunca, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmesi sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 12.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy