(6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz ve şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Muallim Köyü 10 parselin ormanla ilgisinin bulunmadığını, üzerinde fabrika binası olduğunu; ancak, orman kadastro komisyonunca kısmen orman sınırı içinde bırakıldığını iddia etmiş, orman sınırlamasının iptali ile tapuya bu yönde konulan şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile orman sınırlamasının iptaline ve şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine itiraz ve şerhin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 14.11.1948 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre yapılan makiye ayırma çalışması ile 05.07.1991 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi de 1955 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
Her ne kadar, "mahkemece uzman bilirkişi raporundaki çekişmeli taşınmazın öncesi orman iken makiye ayrılan ve dolayısıyla orman sayılmayan yerlerden olduğu görüşüne itibar edilerek tapu kaydında yer alan 1852.84 m2'si ormandır" şerhinin silinmesine karar verilmişse de, taşınmazın 1948 yılında kısmen ( A ve C bölümlerinin ) orman sınırı içine alındığı ve 1991 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmada dahi bu bölümlerin 2/B uygulamasına konu edilmediği, yine orman sınırı içinde bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayrılmışsa da tapu kaydının özel yasalara göre oluşturulmadığı, genel arazi kadastrosu sırasında senetsizden oluşturulduğu ve dolayısıyla 22.03.1996 gün 1993/5-1996/1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararının somut olayda uygulama yeri bulunmadığı, taşınmaz hakkında halen sulh ceza mahkemesinde devam eden dava olduğu gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmesi sonucu kabulü ile tapu kaydında kısmen orman olduğu yolundaki şerhin silinmesine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 12.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy