(4721 S.K. m. 713) (3402 S.K. m. 14, 17) (6831 S.K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili ile davalılar Orman Yönetimi vekili ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Dörtler Köyü Kızılyar mevkiinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişiler Benol Kobya ve Bayram Köse tarafından düzenlenen 17.04.2003 günlü krokili raporda (A) ile gösterilen 10298 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Mustafa Özdemir adına tesciline, (C) ile gösterilen 7862 m2 ve (D) ile gösterilen 4965 m2 yüzölçümündeki bölümlerde davacının zilyetlik süresi dolmadığından yeşil renk ile gösterilen bölümlerde ise davacının zilyetliği bulunmadığından davanın reddine, Orman Bilirkişi Yaşar Sönmez'in 03.12.2002 günü rapor ve ekinde (B) ile gösterilen 4560 m2 yüzölçümündeki bölümün orman bütünlüğünü bozduğu nedeniyle bu bölüme yönelik davanın reddine, aynı krokide (C) ile gösterilen 1693 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin davacı tarafın talebi olmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm gerçek kişi vekili ile davalılar Orman Yönetimi vekili ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 18.07.1998 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1954 yılında yapılmış ve sonuçları 15.01.1955-13.02.1955 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava dilekçesinin birinci sırasında belirtilen ve fen bilirkişiler Benol Kobya ve Bayram Köse tarafından düzenlenen krokide (C) ve (D) ile gösterilen bölümlerin 1954 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman niteliğinde çalılık olduğundan kadastro harici bırakıldığına, yörede 1998 yılında yapılan orman kadastrosunda orman tahdit sınırları dışında kaldığına, bu itibarla taşınmazın öncesi orman olup, bu niteliği koruduğu sıradaki zilyetliğe değer verilmeyeceğine, tahdit dışında bırakılma tarihinden sonra taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün hale geldiğine, ancak dava tarihi ile taşınmazın tahdit dışında bırakılma tarihi arasında yasada öngörülen 20 yıllık zilyetlik gerçekleşmediğine, aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide yeşil renk ile gösterilen bölümlerde davacının zilyetliği bulunmadığına, dava dilekçesinin 2. sırasında yer alan Orman Bilirkişi Yaşar Sönmez tarafından düzenlenen krokide (C) ile gösterilen bölümün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunduğuna, (B) ile gösterilen bölümünün ise 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi kapsamında dört tarafı orman ile çevrili orman içi açıklığı konumunda olduğu, bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılmasına yasal olanak bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetimi ve Hazinenin dava dilekçesinin birinci sırasında yer alan fen bilirkişiler Benol Kobya ve Bayram Köse tarafından düzenlenen krokide (B) ile gösterilen 10298 m2 yüzölçümündeki bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İncelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1954 yılında yapılarak kesinleşmiş olup, davaya konu taşınmaz orman niteliğinde kayalık, çalılık olması nedeniyle tapulama harici bırakılmış olduğundan, Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Dava konusu taşınmazın tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre orman - kayalık - çalılık yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılarak orman olduğu belirlendiğine göre, taşınmazın orman olmadığı hususu, ancak yörede yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edilebilir. Bu durumda, tahdidin kesinleşmesi tarihi zilyetliğin başlangıcına esas teşkil edecektir. Başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar, taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden daha önceki tarihlerdeki zilyetliğe değer verilemeyecektir.
Yargıtay H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 sayılı kararı ile H.G.K.nun 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, genel arazi kadastrosu sırasında orman vasfında çalılık olarak tespit dışı bırakılan taşınmazın öncesinin orman olduğunun kabulü ile daha sonraki tarihte yapılacak orman kadastrosunda tespit harici bırakılmasından dava tarihine kadar yirmi yıllık zilyetlikle kazanma süresinin gerçekleşmediği durumda davanın reddinin gerekeceği hükme bağlanmıştır. Davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu 18.07.1998 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğine göre, orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılma tarihinden dava açma tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:
1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- 2. bentte açıklanan nedenlerle davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 02.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy