(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17) (6831 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili ile davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Tekeli Kasabası, Akkaya mevkiinde bulunan 2100 m2 taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından esasa ilişkin olarak ve davalı Orman Yönetimi tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapulama sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1953 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 05.04.1989 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1970 yılında yapılmış ve çekişmeli taşınmaz tespit harici bırakılmış, paftaların kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1) Davacı gerçek kişinin temyizi yönünden;
Çekişmeli taşınmazın 1953 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ise de, 1969 yılında çekilen hava fotoğraflarına göre Kızılçam ormanı olduğu ve bu nedenle 1970 yılında tapulama harici bırakıldığı, bu hali ile taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, komşu parsellere ait 1979, 1983 tarihli tescil krokilerinde de bu yerin fundalık olarak göründüğü, bu itibarla 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen şartlar oluşmadığı gibi, esasen taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden de olmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacının temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
2) Orman Yönetimi vekilinin temyizi itirazlarına gelince;
Sonuç: Gerçek kişinin davasının reddine karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren Orman Yönetimi lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bunun gözden kaçırılması doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, 13.05.2004 tarihli hüküm fıkrasının sonuna davalı Orman Genel Müdürlüğü vekili lehine 150 milyon TL. vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınıp davalı Yönetim vekiline verilmesine cümlesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesi gereğince ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, 12.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy