(6831 S. K. m. 31)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2001/838-1675 sayılı bozma kararında özetle; Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunun yeterli ve kanaat verici olmadığı, bir uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı uygulanarak yöntemine uygun orman araştırması yapılması, uygulama sonucunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde davacı ve murisi hakkında 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı yönünde Kadastro, Tapu Sicil ve Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve teknik bilirkişi Ekrem Aydın tarafından düzenlenen 05.07.2004 tarihli krokide sarı renk ile boyalı olarak işaretlenen 3.907,73 m2'lik yerin Salih İloğlu adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi uyarınca açılan tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2001-2002 yıllara arasında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; dosya içeriğinden çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava sırasında 2001-2002 yılları arasında 3302 Sayılı Yasa uyarınca yapılan orman kadastrosu bulunduğu ve Orman Yönetiminin 27.10.1995 tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunduğu, ancak katılma dilekçesinin harçlandırılmadığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davanın varlığı orman kadastrosunun kesinleşmesini önler ve sınırlamaya itiraz niteliğine dönüşür. Tescil davası yönünden sınırlamaya itiraz ön mesele teşkil eder. 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 6 aylık itiraz süresi içinde açılan sınırlamaya itiraz davalarının kadastro mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Açıklanan bu yön göreve ilişkin olup, kamu düzenini ilgilendirir. O halde; mahkemece, Orman Yönetiminden katılma harcı alınmalı, tescil davası elde tutulup sınırlamaya itiraz davası yönünden görevsizlik kararı verilmeli ve o davanın sonucu beklenmelidir. Değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 13.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy