(6831 S. K. m. 1, 17)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Selahattin Köyü 145 ada 10 parsel sayılı 6968.70 m2, 146 ada 58 parsel sayılı 1504 m2, 148 ada 90 parsel sayılı 1342.09 m2, 148 ada 134 parsel sayılı 1293 m2 ve 148 ada 205 parsel sayılı 1368.84 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğe dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 148 ada 124 ve 205 nolu parsellerin orman niteliği ile Hazine adına, 146 ada 58 ve 148 ada 90 nolu parsellerin tespit gibi davalı adına, 145 ada 10 nolu parselin (A) ile gösterilen 1205.60 m2'lik bölümünün orman niteliği ile Hazine, (B) ile gösterilen 5763.10 m2'lik bölümünün tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından 145 ada 10, 146 ada 58 ve 148 ada 90 nolu parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 145 ada 10 parsel sayılı taşınmazın da kısmen orman sayılmayan yerlerden anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Orman Yönetiminin bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı Orman Yönetiminin 146 ada 58 ve 148 ada 90 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazına gelince:
Çekişmeli 146 ada 58 parsel sayılı taşınmaza komşu 60 nolu parselin devlet ormanı olarak Hazine adına tespit gördüğü ve tutanağın itirazsız kesinleştiği; 57 nolu parselin belgesizden şahıs adına tespit gördüğü ve kadastro mahkemesinin 2002/109 esasında itirazlı olduğu ve dairemizin 2005/429 esas sayılı kararı ile bozulduğu; 59 nolu parselin ise, Dairemizin 2004/6636 esas sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmaktadır. Çekişmeli 148 ada 90 parsel sayılı taşınmaza komşu 88 nolu parselin belgesizden şahıs adına tespit gördüğü ve Dairemizin 2004/6636 esas sayılı kararı ile bozulduğu; 89 nolu parselin ise kadastro mahkemesinin 2002/109 esasında itirazlı olup kararın dairemizin 2005/429 esas sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut bu taşınmazlara ilişkin kadastro pafta örneğinden 146 ada 57, 58 ve 59; 148 ada 88, 89 ve 90 nolu parsellerin birbirine komşu olup 4 tarafının ormanla çevrili olduğu görülmektedir.
Çekişmeli 146 ada 58 parsel 59 ve 57 nolu parsellerle; 148 ada 90 parsel 88 ve 89 nolu parsellerle bir bütün olarak düşünüldüğünde dört tarafı devlet ormanı eylemli orman alanları ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2 Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya Orman İdaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca Hangi Nedenle Olursa Olsun Orman İçi Açıklıkların Kazanılamayacağı İlkesini İçermektedir Ve Amacı Orman Bütünlüğünü Korumaktır.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı kararları.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez. Çekişmeli taşınmazların tüm çevresi eylemli orman alanları ile çevrili ve bu alanlar ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı niteliğinde olup orman içi açıklıklar zilyetlikle kazanılamayacağından bu parsellere yönelik davanın kabulü ile orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:
1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin 145 ada 10 nolu parsele yönelik temyiz itirazının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin 146 ada 58 ve 148 ada 90 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsellere yönelik hükmün BOZULMASINA 23.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy