(1086 S. K. m. 91, 409)
Dava: Taraflar arasındaki tapuya tescil, elatmanın önlenmesi ve kal davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, 09.10.2002 tarihinde, Elmalı Köyü Kafalılar mevkiinde bulunan sınırlarını tarif ettikleri taşınmazın 1954 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı, 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda da orman sınırları dışında bırakıldığı, İnönü Kurt'un açtığı tescil davasının Mahkemenin 21.09.2000 gün ve 1999/65-136 sayılı kararı ile red edildiği, bu kararın kesinleştiği iddiasıyla, taşınmazın Hazine adına tesciline, davalının el atmasının önlenmesine ve davalıya ait evin kal'ine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 08.04.2004 tarihli fen elemanı bilirkişi krokisinde ( A ) ile gösterilen 808.27 m2 bölümün davacı Hazine adına tesciline, el atmanın önlenmesi ve kal davası takip edilmediğinden bu davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı sıfatıyla gösterilen Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapuya tescil, el atmanın önlenmesi ve kal'e ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1954 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda, çekişmeli taşınmaz orman olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
1 ) Davacı Hazine, Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.09.2000 gün ve 1999/65-136 sayılı dosyasındaki davaya konu, fen elemanı bilirkişi Süleyman Keskin tarafından düzenlenen 29.02.2000 tarihli krokide ( A ) ve ( B ) ile gösterilen yerleri dava konusu etmesine rağmen, mahkemece, 29.02.2000 tarihli krokide ( B ) ile gösterilen bölüm içinde kaldığı anlaşılan ve fen bilirkişi Abdullah Altun tarafından düzenlenen krokide ( A ) ile gösterilen bölüme ilişkin karar verilip, dava konusu diğer bölümler ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.
2 ) Davacı Hazine vekili 18.12.2003 tarihli celsede, el atmanın önlenmesi ve kal davasını takip etmeyeceklerini, sadece tescil davasına devam edeceklerini bildirmiştir. Mahkemece, Hazine vekilinin feragat yetkisinin olup olmadığı dahi araştırılmadan, böyle bir yetki olsa dahi, beyan açıkça el atmanın önlenmesi ve kal davasının işlemden kaldırılması iradesini içerdiği halde, feragat gibi değerlendirilip, kesin hüküm oluşturacak biçimde, el atmanın önlenmesi ve kal davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3 ) Davacı Hazine ve davalı Orman Yönetiminin 08.4.2004 tarihli fen elemanı bilirkişi krokisinde ( A ) ile gösterilen 808.27 m2 bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince; bu taşınmaz bölümü uygulanan hava fotoğrafında çıplak gözle bile kapalı orman alanı olarak görüldüğü gibi, 1967 yılı orman kadastro tutanaklarında 258 numaralı orman sınır noktasından hareketle "aynı fotoğrafta görüldüğü ve işlendiği üzere tepedeki bu harman yeri sahası tahdit dışında bırakılarak güney yönde ve sırt boyunca 50 metre kadar gidildikten sonra bu sahanın batı köşesinden doğuya dönüldüğü, bu yönde 30 metre kadar gidildikten sonra köşeden eğri hat halinde batı yönde 50 metre kadar gidilerek 82 kadastro parsel nolu Mustafa Işıloğluna ait tarlanın kuzey sınırında mevcut evinin 15 metre kadar kuzey doğusunda mevcut oymaca in sırtının mezkur eve bakan burundaki köklü kayaya ve aynı fotoğraftaki yerine 259 O.T.S noktası işlendi. 82 K.P.nolu tarlanın kuzeydoğu hudut patika yolu boyunca kuzey-batı yönünde takip edilerek 73 K.P. nolu Mehmet Kafalıya ait tarlanın güney doğu köşesine gelindi, bu tarlanın doğu hududuna uyularak kuzey yönünde 80 metre kadar gidilmek suretiyle bu tarlanın bittiği ve 72 K.P nolu Mustafa Işıloğluna ait tarlanın başladığı sınır noktasından kuzeye dönüldü ve bu yönde Mustafa Işıl tarlasının güney hududuna uyularak 11 nolu kadastro poligon noktasının 50 metre kadar güney doğusunda mevcut hemen yolun gidiş yönümüze göre sağ kenarında mevcut köklü kayaya ve aynı fotoğrafındaki yerine 260 O.T.S noktası işlendi" dendiği halde, karara dayanak yapılan uzman bilirkişi krokisinde 259 numaralı orman sınır noktası 73 numaralı kadastro parselinin güneydoğu köşesinden daha güneyde olması gerekirken, bu parselin doğu kenarında işaretlenmiştir. Tutanaklarda anlatılan yön ve mesafelere göre, 259 numaralı orman sınır noktası 93 numaralı parselin batı kenarında olmalıdır. Orman kadastro haritasının hava fotoğraflarındaki görüntüsüne ve tutanaklarda tarif edilen yön ve mesafelere uymaması halinde, orman sınır noktalarının, hava fotoğrafları ile de desteklenen, tutanaklarda tarif edilen yön ve mesafelerine değer verilmelidir.
O halde, dosya içinde bulunmayan 85, 93, 88, 90, 91, 92, 83 numaralı kadastro parsellerinin tespit tutanakları ve tespit krokileri, getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, orman kadastro tutanaklarında tarif edilen yön ve mesafelere göre, harman yeri ile 257, 258, 259, 260 numaralı orman sınır noktalarının yerleri yeterince yaşlı bilirkişi vasıtasıyla belirlenerek, yine 3-
2005/2-5869 tutanakta tarif edilen yön ve eğimlere göre orman sınır hattı zemin üzerinde belirlenip röperlenmeli, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır ( OTS ) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine ve davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, 05.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy