(1086 S. K. m. 237, 337) (6831 S. K. m. 1, 6, 11)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı Orman Yönetimi, Kemalpaşa Mahallesi 596 ada 43 ve 53 parsel sayılı taşınmazların yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1997/389-2002/528 sayılı kesin hükmü bulunduğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescili niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, delillerin taktirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; davacı Orman Yönetiminin Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi'nde Kemalpaşa Mahallesi 596 ada 43 ve 53 parsel sayılı taşınmazların devlet ormanı olduğu iddiasıyla Ali Enver Alay mirasçıları Sebahat, Özden, Güven ve Ökten Alay'ı hasım göstererek açtığı tapu iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesi davasında yapılan yargılama sırasında davalılardan Özden Alay Dalkılıç'ın dava tarihinde ölü olduğunun anlaşıldığı, davacının anılan dava ile Özden Alay Dalkılıç'ın mirasçılarını hasım göstererek açtıkları temyize konu 2001/157 sayılı dosya ile birleştirme talepleri bulunmasına rağmen her iki dosya birleştirilmeden ve karar başlığında da Özden Alay Dalkılıç ya da mirasçıları taraf gösterilmeksizin, mahkemece 1997/389-2002/528 ile çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği, ancak anılan davadaki, dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların 1/4 payının maliki Özden Alay Dalkılıç taraf gösterilmiş ise de nihai kararda taraf gösterilmeden hüküm oluşturularak kararın 19/03/2003 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar açıklanan mahkeme kararı H.Y.U.Y. 237 maddesi uyarınca tarafları yönünden kesin hüküm oluşturmakta ise de, nihai kararda taraf gösterilmeyen malik yönünden infaza olanak verecek anlamda kesin hüküm olarak kabul edilemez. Davacı Orman Yönetiminin, çekişmeli taşınmazların tamamının tapudaki intikalini sağlamak amacı ile, davalılar aleyhine eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gibi, mahkemenin hukuki ve fiili irtibat nedeniyle davaların birlikte görülmesi gerekirken, sehven birleştirilmesi unutulan Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1997/389-2002/528 sayılı ilamının da, bu davada güçlü delil olarak kabulü gerekir.
O halde; anılan mahkeme kararının davalılar aleyhine, davacı Orman Yönetimi lehine güçlü delil niteliğinde olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun olmayan biçimde yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy