(1086 S. K. m. 74) (6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile meni müdahale davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine verilen dilekçe ile 172 ada 7 parselin kısmen kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı belirtilerek tapu kaydının iptalinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemece davanın kabulü ile tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmiştir.
Yörede 1943 yılında yapılan orman tahdidi ile daha sonra 1980, 1985 ve 1989 yıllarında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ile 2. ve 2/B madde uygulamaları vardır.
Hükme esas alınan uzman orman ve fen bilirkişinin düzenledikleri raporda, çekişmeli taşınmazın % 20-30 eğimli olduğu, üzerinde meyve ağaçlarının bulunduğu, yörede yapılan 1942 yılındaki orman tahdidinde çekişmeli taşınmazın 625 m2'lik bölümünün tahdit içinde yer aldığı, 2137 m2'lik bölümünün ise, tahdit dışında kaldığı, daha sonraki aplikasyon ve 2/B uygulamalarında 2/B uygulamasına konu olmadığını ve nizalı taşınmazın tahdit içinde kalan bölümüne ilişkin olarak tapu kaydının hiçbir hukuki değerinin bulunmadığını ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu açıklayarak çekişmeli taşınmazın tahdit haritası üzerindeki konumunu gösteren kroki sunmuşlardır.
Mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeden çekişmeli taşınmazın tamamına ilişkin olarak davanın kabulü ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. H.Y.U.Y.'nın 74. maddesi gereğince hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. Davacı Orman Yönetimi, dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kalan bölümüyle ilgili tapu kaydının iptalini istemiştir. Uzman orman ve fen bilirkişinin düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın 625 m2'lik bölümünün 1942 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı belirlenmiştir.
Bu nedenle; istek, 625 m2'lik bölüme yöneliktir. Mahkemece, taleple bağlı kalınarak sadece kesinleşen tahdit içinde kaldığı belirlenen 625 m2'lik bölümle ilgili olarak tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde taşınmazın tapu kaydının tamamının iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 07.04.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy