(2981 S. K. Geç. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve yıkım davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Yörede 21.09.1998 yılında yapılan imar uygulamasında Demirtaş Belediyesi 271 ada 1 parsel sayılı 2192 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, imar uygulaması sonucunda davalı adına tescil edilmiştir.
Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, bu nedenle tapusunun iptaliyle orman niteliğinde Hazine adına tescili ile elatmasının önlenmesine ve taşınmaz üzerinde bulunan yapının yıkılmasına karar verilmesi iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 27.12.1988 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Davacı Orman Yönetimi, kesinleşen orman kadastrosuna dayanarak, taşınmazın tahdit içerisinde kalan bölümü yönünden tapu kaydının iptalini, davalının elatmasının önlenmesini ve taşınmaz üzerindeki yapının yıkımını istemiştir.
Mahkemece; hukuki tavsifin hakime ait olduğu, yapılan hukuki tavsife göre de, belediye meclisinin İmar Yasasının 18. maddesinin uygulamasına ilişkin işlemin iptali isteminin, idari işlemin iptaline ilişkin olduğu kabul edilerek, idare mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Oysa; dava, kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ile tescil davasıdır ve görev adli mahkemelere aittir.
Mahkemece; fen ve uzman orman yüksek mühendisi aracılığı ile yapılan keşif ve uygulamada çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfiyle gösterilen 107.43 m2'lik bölümünün Alanya Kadastro Mahkemesinin 1993/5-200 sayılı ilamı ile orman olarak kesinleşen 1299 parsel numaralı taşınmaz kapsamında kaldığı, yine aynı krokide (B) harfiyle gösterilen 2084.57 m2'lik bölümünün ise; 85 ve 86 numaralı orman sınır noktalarının dışında kaldığı belirlenmiştir. Ne var ki; Alanya Kadastro Mahkemesinin 1993/5 E. - 1993/200 K. sayılı ilamının infazına ilişkin şekli ve hukuki noksanlıkları düzenleyen orman kadastrosunu düzeltme tutanağı getirtilmediği gibi, kesinleşmiş ilam örneğini içeren dava dosyası dahi getirtilip bu dosya içerisine konulmamıştır.
Dava; kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğuna göre işin esasına girilerek orman tahdit haritası ve kesinleşen ilam ve krokisi usulünce uygulanmak suretiyle hukuki sorun çözümlenmelidir. Esasen, öncesi orman olan orman alanları ya da nitelik yitirmesi nedeniyle 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan 2/B alanları, Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 sayılı kararında 2981 Sayılı İmar Yasasının geçici 2. madde (e) bendi iptal edilmiş olduğundan, bu tür yerler imar uygulamasına da tabi tutulamazlar. Bu tür yerlerde yapılan imar uygulaması yok hükmündedir. Tüm bu olgular çerçevesinde işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, aykırı düşünce ve gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy