(6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Arpacık Köyü 533 parsel sayılı 5600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ev ve tarla niteliğiyle dava dışı 332 sayılı parsele uygulanan 287 tahrir numaralı vergi kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. İtiraz tapulama komisyonunca reddedilmiş, davacı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin tespitinin iptaline ve Harita Mühendisi Bilirkişi Ali K.'ın 13.08.2004 tarihli rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 514.553 m2 bölümün orman niteliğiyle Hazine, (B) ile gösterilen 5077.441 m2 bölümün tarla niteliğiyle davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından (B) bölümüne ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp, 28.04.1977 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması, 1989 yılında yapılıp 19.11.1990 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Çekişmeli parsel Hazine adına tespit edilip, davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunu iddia ettiğine göre iddiasını ispatlamalıdır.
Ne var ki; uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı, (B) ile gösterilen bölümünün ise, kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında olduğu bildirilmiştir. Her ne kadar; mahkemece, (B) bölümü için davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davasının kabulüne karar verilmişse de; ziraat uzmanı bilirkişi raporu ile çekişmeli parselin eğiminin % 45 olduğu, üzerinde maki elemanları ile çeşitli meyve ağaçlarının bulunduğu, taşlık yapıda olduğu belirlenmiş, görüş olarak, taşların dizilmesi suretiyle oluşturulan teraslardaki taşların yapısına göre 70 yıldır zilyet edildiğini bildirmiştir.
Çekişmeli taşınmazın ziraat uzmanı bilirkişi tarafından bildirilen eğimi, bitki örtüsü ve toprak yapısına göre davacı tarafından imar ihyasının tamamlandığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olduğu söylenemez. Bilirkişinin teraslama amacıyla basit olarak dizilen taşların görünümüne göre, 70 yıldır zilyet edildiği şeklindeki soyut görüşü ile bağlı kalınmadan taşlık yapıda, % 45 eğimli üzerinde maki elemanları bulunduğu şeklindeki denetime de olanak veren teknik bulgularına göre, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilemeyeceği anlaşılan, çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 5077.441 m2 bölümü için açılan davanın da reddine karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy