(6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davının kabulü yolunda kurulan 21.12.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ve dahili davalılar İzzet K. ve arkadaşları vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.06.2005 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden İzzet K. ve arkadaşları vekili Av. Nurtekin S. ile karşı taraftan Hazine vekili Av. Armağan Ö. geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, orman niteliğiyle davalılar adlarına tapuda kayıtlı bulunan 7.919.693 m2 yüzölçümündeki Abalı Köyü 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dayanağı Şubat 1926 tarih 84 numaralı tapu kaydının 70.000 m2 olduğu halde, davalılar tarafından hasımsız olarak açılan tapunun sınır ve yüzölçümünün düzeltilmesi davası sonunda asliye hukuk mahkemesinin 24.11.1950 tarih ve 1950/78-336 sayılı kararı ile tapu kaydının sınırları değiştirilerek yüzölçümünün 800 hektara çıkartılarak 05.12.1950 tarih 9 numaralı tapu kaydının oluşturulduğunu, Orman Bakanlığının oluru ile 5658 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince özel orman statüsüne alınıp, 1987 yılında Hacı Oğlu Dağı Özel Ormanı olarak sınırlandırıldığını, 1994 yılında da bu sınırlandırmaya dayanılarak 133 ada 1 sayılı parsel olarak orman niteliğiyle davalılar adlarına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın tüm çevresinin devlet ormanı ile çevrili olup, özel orman niteliğinde bulunmadığı ileri sürülerek 133 ada 1 parsel sayılı tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 5658 Sayılı Yasaya göre iadeye tabi özel orman niteliğindeki yerlerden olmadığı, devlet ormanı niteliğindeki yerlerden olduğu gerekçesi ile Hazinenin davasının kabulüne, dava konusu 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalılar adlarına olan tapu kaydının iptali ve devlet ormanı niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, devlet ormanı niteliğindeki taşınmaza ilişkin oluşturulan tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın dava olan Abalı Köyü, Hacıoğlu Dağı Mevkiinde yer alan 133 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 7.919.693 m2 yüzölçümünde orman niteliğinde 05.12.1950 tarih 9 numaralı tapu kaydına göre, davalılar Nuriye Koca ve arkadaşları adlarına tesbit edilerek tapuya tescil edilmiştir.
Abalı Köyü içinde bulunan Hacıdağı Özel Ormanının orman kadastrosu 1987 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi raporundaki açıklamalara göre, dava konusu taşınmazın 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince devletleştirilen yerlerden olduğu tartışmasızdır. Somut olayda, çözümlenmesi gereken 4785 Sayılı Yasaya göre devletleştirilmiş olan taşınmazın 31.03.1950 tarihinde yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre iadeye tabi ormanlardan olup olmadığı, bir başka anlatımla özel orman olup olmadığının saptanması yönündedir.
5658 Sayılı Yasanın 1. maddesi;
1- İade edilecek orman Devlet ormanları içinde olmaması,
2- Etrafı tarla, bağ, bahçe gibi kültür arazisi, özel orman, şehir, kasaba, köy merası ile çevrili olması,
3- Orman Yasasının 1. maddesine göre orman sayılmayan yerlerle çevrili olması,
4- Devlet ormanlarından tamamen ayrılmış olması, (ayrılma 02.06.1986 tarihli R.G. yayınlanan 6831 Sayılı Yasa hükümlerince çıkarılan 2/B yönetmeliğinin 20/n hükümlerine göre belirlenecektir.)
5- Köy, belediye, tüzelkişilikler ve gerçek kişilere ait ormanlar sahipleri ve mirasçıları tarafından geri verilmesi istenmesi,
6- 5658 Sayılı Yasanın bu hükmü Yasanın yayınlandığı tarihte var olan duruma göre uygulanması hükmünü içerdiği,
6831 Sayılı Orman Yasasına göre, orman kadastrosu ve aynı kanunun 2/B maddesinin uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 25. maddesinde ise,
a) 4785 Sayılı Yasanın 2. maddesinde sayılan ve devletleştirme dışında bırakılan ormanlar,
b) 5658 Sayılı Yasa uyarınca iade edilmiş ormanlar,
c) Kesinleşmiş mahkeme ilamı veya Bakanlık Olur'u ile teşekkül eden özel ormanlar,
d) 4785 Sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 13.07.1945 gününden sonra Orman Yönetimi hasım gösterilerek açılan dava sonunda alınan tapuların kapsadığı saha içerisinde kalan ormanlar,
e) Tapu ile sahipli arazi içerisinde bulunan ve 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden sonra tabii olarak ekim-dikim yoluyla yetiştirilmiş ormanlar,
Üç hektardan büyük bulunmak kaydıyla özel orman olarak sınırlandırılacağı sınırlamada (a) ve (b) bendinde yazılı ormanlarda devletleştirme tarihindeki sınırlar, (c) bendinde yazılı ormanlarda Olur veya mahkeme ilamındaki sınırlar, (d) ve (e) bentlerinde belirtilen ormanlarda ise, fiili sınırların esas alınacağı belirtilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın tüm çevresi memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alan olarak gözüktüğü ve tüm yönlerden 133 ada 2, 134 ada 1, 102 ada 8, 118 ada 12, 102 ada 5 ve 108 ada 24 parsel sayılı orman niteliğindeki taşınmazlarla çevrili olup, devlet ormanı içinde bulunan ya da devlet ormanına bitişik 5658 Sayılı Yasaya göre iadeye tabi özel orman söz konusu olamaz. Esasen, dayanak Şubat 1926 tarih 84 numaralı kışlak niteliğindeki tapu kaydının yüzölçümü 70 dönüm 18 evlek 15 arşın olup, 4785 Sayılı Yasayla devletleştirilmiş orman iken, davalıların hasımsız olarak açtığı sınır ve yüzölçümünün düzeltilmesi davası sonunda asliye hukuk mahkemesinin 24.11.1950 gün ve 1950/78-336 sayılı kararı ile sınır ve yüzölçümü değiştirilerek, 800 hektara çıkarılmasının Hazineyi bağlamayacağı gibi, 05.04.1951 tarih 5098-1 sayılı Orman Genel Müdürlüğü yazısı ve Bakanlık oluru ile 800 dönümlük bölümün 5658 Sayılı iade yasası uyarınca sahiplerine iadesi yoluna gidilmişse de, bu miktarın herhangi bir krokiye bağlanıp şekil ve sınır olarak saptanmadığı için dava konusu parselin içinde şekil ve sınır olarak tekabül ettiği bir kesimden söz edilemez. Kaldı ki; Orman Bakanlığının özel orman belirleme yönteminin usul ve yasaya uygun olmadığı, yapılacak bir orman kadastrosu çalışması içinde devlet ormanı ve özel ormanların belirlenmesi gerekirken, Orman Yasasının tanımladığı genel kurallar aşılarak özel orman sınırlandırılması yapılması yasal dayanaktan yoksun ve geçersizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan tüm olgulara göre, 5658 Sayılı Yasa koşullarını taşımayan çekişmeli taşınmaza ilişkin, uzman bilirkişilerin bu konuda yetkilerini aşarak yaptıkları değerlendirmenin hiçbir yasal ve ilmi dayanağı bulunmayan kişisel görüşlerden ibaret olup, işin hukuki nitelendirilmesinde nazara alınamayacağı gözetilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre belirlenen 400.00.-YTL vekalet ücretinin duruşmalı temyiz eden davalılardan alınarak Hazineye verilmesine, 21.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy