(4721 S. K. m. 713) (6831 S. K. m. 2) (YHGK 12.05.2004 T. 2004/8-242 E. 2004/292 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Mehmet Bürge ile Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Mehmet Bürge 08.05.2003 tarihli dilekçeyle sınırlarını bildirdiği, Çığlık Beldesinde bulunan taşınmazın tapulama sırasında tespit harici bırakılıp tapusuz olduğu, yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, adına tapuya kayıt ve tescilini, davalı Hazine taşınmazın imar-ihya ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmayıp davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşımaz edinme koşullarının oluşmadığını bildirerek taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fen elemanı bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 2180 m2 bölümün davacı Mehmet Bürge adına tesciline fazlaya ilişkin talebin reddine, aynı krokide (A) ile gösterilen 3726 m2 bölümün Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmalarının 23.04.1977 tarihinde, komisyonun, itirazların incelenmesine ilişkin kararlarının da 13.04.1982 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu Çığlık Köyünde genel arazi kadastrosu 1956 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman olması nedeniyle tapulama dışı bırakılmış, tespit dışı bırakma işlemi ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmiştir.
1- Çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 3726 m2 bölümünün 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1744 Sayılı Yasa döneminde orman sınırları içinde aplike edildiği ve 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Orman sınırları içindeyken makiye ayrılan veya Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek, davacı gerçek kişinin bu bölüme ilişkin davasının reddine ve Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu bölüme ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2- Çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 2180 m2 bölümüne ilişkin davalı ve karşı davacı Hazinenin temyizine gelince; kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla, bu bölümün 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları dışında, 1956 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosunda ise orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması sonucu 1987 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarında yine orman sınırları dışında bırakıldığı, eğimin %3-5 olduğu, üzerinde 12 adet ahlat, 4 adet akça ağaç, 5 adet sakız ağacı, 47 adet aşı yaşı 5 ila 70 olan deliceden aşılanmış zeytin ağacı bulunduğu, doğudan kayalığa, diğer yönlerden ise orman sınırları içindeyken 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara sınır olduğu, 2001 yılında onaylanan imar planında yeşil alan olarak bırakıldığı belirlenmiştir.
1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında davaya konu taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, çevresi itibariyle batıdaki orman alanlarının devamı niteliğinde olması orman kadastrosu ile toplu tarım ve iskan alanlarının ortak sınırının birlikte değerlendirilmesinde, gözetilerek kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı düşünülerek tapulama dışı bırakılmış, 4785 Sayılı Yasa gözetilerek 1987 yılında yapılan orman kadastrosunda ise orman sınırları dışında gösterilmiş olduğuna göre taşınmazın 1987 yılında orman sınırı dışında gösterilme işleminin kesinleştiği güne kadar, orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun H.G.K. 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 Sayılı kararları da aynı doğrultudadır.
O halde, taşınmazın 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1987 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosundan sonra 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı gözetilerek bu bölüme ilişkin gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin itiraz davasının kabulüne ve Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davacı gerçek kişi adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: 1) Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddiyle, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA, 02.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy