(3402 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı orman yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında T. Köyü 1180 parsel sayılı 5416 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2/B madde sahasında kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş; davacı orman yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış; mahkemece davanın kabulüne, 416.66 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, kalan bölümün tespit gibi tesciline ve asliye hukuk mahkemesi dosyasındaki rapor ve krokilerin kararın eki sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı orman yönetimi tarafından temyiz edilmiştirDava kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 1988 yılında yapılıp 1990 yılında kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmaz, yörede 1990 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesine göre yapılan çalışmada orman sınırları dışına çıkarılmış, 2000 yılında yapılıp 26.04.2000 ve 25.05.2000 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılan arazi kadastrosu sırasında ise, daha önce orman kadastro komisyonunun 2/B alanı olarak belirlediği yerler yine aynı nitelikle ve kullanıcıları da beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmiş; orman yönetimi, askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde 2/B parsellerinin alanlarının orman kadastro haritasından farklı olarak ve orman alanına tecavüz edecek şekilde hesaplandığı, aradaki farkın orman niteliği ile Hazine adına tescili gerektiği iddiasıyla dava açmış, yargılama aşamasında hatalı tespitin 2/B haritalarının hatalı düzenlenmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, mahkemece davacı orman yönetimi vekiline" hatalı 2/B haritalarının düzeltilmesi" konusunda dava açması için süre verilmiş; orman yönetimi vekili de, 02.11.2001 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde hakem sıfatıyla açtığı davada, hatalı 2/B haritalarının iptali ile yeni ve doğru sınırların tespitini istemiş, daha sonra kadastro mahkemesi de hakemde yapılan araştırma ve uygulamayı esas alarak hüküm kurmuştur.
3402 sayılı Kadastro Yasasının 26. maddesinde açıkça kadastro işlerinde 3553 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmiştir. Her ne kadar, hakemin verdiği kararlar kesin ise de, görev kamu düzeni ile ilgili olduğundan hakemin görevi dışında ve yetki aşımı suretiyle verdiği kararlar temyiz edilebilir ve kadastro mahkemesini de bağlamaz. Bu nedenle, dava mülkiyete yönelik olup, kadastro mahkemesince işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hakemde halli gereken bir uyuşmazlık bulunmadığı göz önünde bulundurulmadan, usulsüz olarak davacıya verilen süre üzerine aldırılan hakem kararı esas alınarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı orman yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 16.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy