(6831 S. K. m. 11) (YHGK. 10.05.2006 T. 2006/20-339 E. 2006/278 K.)
Dava: Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz niteliğinde muarazanın giderilmesi ve iptal davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Candan Ö. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 07.05.2001 tarih 2980-3573 sayılı bozma kararında özetle: Çekişmeli taşınmazların öncesi 83 numaralı kadastro parseli olması nedeniyle bu parselin tespitine esas alınan 23 tahrir nolu vergi kaydı ile komşu parsellere ait tespit tutanakları ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilerek, yeniden yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı uygulanarak taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, uygulanan kayıtların sınırlarında çamlık, meşelik, orman gibi yerler bulunması halinde 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesinin gözönünde bulundurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı Candan Ö.'ün davasının reddine, davacı Orman yönetiminin davasının kabulüne, Çınarlı Köyü 366 ada 1 (15) , 2 (16) , 3 (17) parsellerin orman tahdidi içinde kalan kısımlarının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Candan Ö. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına dayalı olarak 10 yıllık yasal sürede 3373 Sayılı Yasaya göre açılan orman sınırlamasına itiraz niteliğinde muarazanın giderilmesi ve iptal davasıdır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 05.09.1998 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1) 1974 yılında arazi kadastrosu yapılırken çekişmeli taşınmazların bulunduğu bu yer tespit harici bırakılmıştır. Daha sonra 1998 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda, orman sınırı içine alınmıştır. Ne var ki; bu durumu gözönünde bulundurmayan belediye 1995 yılında imar uygulaması sonucu dava konusu parselleri oluşturmuşsa da, resmi belgelere dayalı olarak yapılan araştırma sonucunda taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Davacılar 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre 10 yıllık süre içerisinde imar uygulaması sonucu oluşan tapu kaydına dayalı olarak orman kadastrosunun iptalini istemektedirler. Ormanlar imar uygulamasına tabi tutulamaz, tutulmuşsa tapunun yasal dayanağı olmadığından yapılan işlem yok hükmündedir. Bu nedenle; mahkemece çekişmeli parsellerin orman olduğu belirlenerek kişilerin davasının reddine, birleşen Orman Yönetiminin davasının kabulü ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, dava konusu Çınarlı Köyü 366 ada 1 (15) , 2 (16) ve 3 (17) nolu parsellerin tamamı kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığı halde, orman sınırı içinde kalan kısımlarının demek suretiyle infazda duraksama yaratması isabetsiz ise de, bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 30.11.2004 tarihli kararın 2 nolu bendinin 2. paragrafının kalan kısımlarının sözcüklerinin çıkartılarak, bunun yerine kaldığından kelimesi yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,
2) Davacı Candan Ö.'ün 4 (18) parsel hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; adı geçen davacının bu parsel hakkında muarazanın men'i, tespit ve tescil istemi ile davası olduğu halde, bu konuda bir karar verilmemesi isabetsiz olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 14.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy