(6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili M. Köy 2292 parsel nolu taşınmazın makiye ayrılan yerlerden olduğunu, buna rağmen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını belirterek usulsüz olarak konulan 2/B şerhinin silinmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında yapılan orman kadastro çalışması,1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre yapılan makiye ayırma çalışması 1991 yılında 3302 ve 3373 Sayılı Yasalara göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen 2/B madde çalışmaları vardır.
Çekişmeli taşınmazın ve aynı günlerde Dairede temyiz incelemesi yapılan 2370, 2333, 2292, 1259 parsellerin kök tapu kaydının Haziran 1949 tarih 69 sayılı orman tapusu olup 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında Hazine adına tespit edildiği, itirazlar üzerine gezici arazi kadastro mahkemesinin 1957/395-85, 1957/247-120 sayılı kararlarıyla hükmen orman oldukları belirlenerek 1957-1958 yıllarında orman niteliğiyle tapuya tescil edilip, 1989 yılında 27 adet orman ve tarla nitelikli taşınmazın birleştirilerek daha sonra 530 adet parsele ifraz edildiği, bu parsellerin Kamulaştırma Yasasının 30. maddesi gereğince Hazine tarafından D. Belediyesine devredildiği ve gerçek kişilerin çeşitli tarihlerde D. Belediyesinden satın aldıkları çekişmeli taşınmazın da sözü edilen ifraz parsellerinden olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre yapılan makiye ayırma çalışmasında çekişmeli taşınmazın içinde yer aldığı 1256 parselin orman olduğu, makiye ayırma işleminin yapıldığı 1951 yılından sonra 1957 yıllarında hükmen saptanmış bulunduğuna göre, daha önce yapılan makiye ayırma işleminin hukuki kıymeti kalmaz. Bu nedenle bu taşınmazlar hakkında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon sonucunda Hazine adına orman sınırı dışına çıkarma işlemi geçerli olup, tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerh de yasaldır. Ayrıca 22.03.1996 tarih 1993/5-1 sayılı İ.B.K'da 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayrılan taşınmaz hakkında özel yasalara göre oluşturulan tapulara değer verileceği kabul edilmiş olup, somut olayda bu yolla oluşan bir tapu kaydı da bulunmamaktadır.
Sonuç: Yorum yoluyla İçtihadı Birleştirme kararı genişletilerek makiye ayrılan alanlarda özel yasalar gereğince oluşturulan tapular dışındaki tapulara değer verilemeyeceğinden Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy