(3402 S. K. m. 4, 9) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 1- Kadastro sırasında Alanyurt Köyü 118 ada 9 parsel sayılı 9417,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde ve 2/B uygulaması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, orman iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu parselin A ve B işaretli toplam 1660.92 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile, C işaretli 7756,17 m2 yüzölçümündeki bölümün ise, tespit gibi Hazine adına tesciline dair 19.12.2001 günlü hükmün Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.09.2003 gün ve 2003/5484-6229 sayılı kararı ile 1- Dava konusu taşınmazın A ve B ile gösterilen toplam 1660.92 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunduğu anlaşıldığına göre, Hazinenin temyiz itirazlarının reddine,
2- Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden ise, uzman bilirkişi raporuna göre 1974 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın tamamı kesinleşen orman kadastro sınırları dışında iken, asliye hukuk mahkemesinin 1974/218-1977/191 sayılı kararı ile orman sınırları içine alındığını, taşınmazın C ile gösterilen 7756,17 m2 yüzölçümündeki bölümün 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan 2/B madde uygulamasında orman sınırları dışına çıkarıldığını, 1977 yılında mahkeme kararı ile orman kadastro sınırları içinde ve orman olan bir yerin bu tarihten 4 yıl sonra 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirdiğinden söz edilmesinin bilimsel verilere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 1977 yılında orman olduğu kesinleşen taşınmazın, 31.12.1981 tarihine kadar doğal yoldan orman niteliğini kaybettiğinin düşünülemeyeceğini, bu nedenle, taşınmazın tamamına yönelik Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davacı Orman Yönetiminin davasının kabulüne, 118 ada 9 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 06.09.1973 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp, dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Sonuç: Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/i maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy