(4721 S. K. m. 713) (6831 S. K. m. 1, 2) (3402 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Süleyman Garip mirasçıları Sevim Ak ve arkadaşları vekili ile davalılar Orman Yönetimi vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 18.06.1985 tarihli dava dilekçesi ile asliye hukuk mahkemesinde açtığı davada, Deliktaş Köyü, İskender Mezarlığı Mevkiinde bulunan 30 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında yörede yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmazın 20400 m2 yüzölçümünde 111 ada 2 ve 6000 m2 yüzölçümünde 111 ada 3 parsel numarası ile tutanakları düzenlenince mahkemece görevsizlik kararı ile dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmış; mahkemece davanın kabulüne, 111 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin davacılar adına tapuya tesciline dair 11.07.2003 günlü hükmün, davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.01.2004 gün ve 2004/9410-389 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin anılan bozma kararında özetle: Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, bu nedenle, yeniden bir orman ve bir fen bilirkişi aracılığıyla yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planının çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, memleket haritasıyla irtibatlı kroki düzenlettirilmesi ve sulh ceza mahkemesinin 1982/121 esas numaralı dava dosyası dayanağı kroki uygulanarak kapsamının belirlenmesi, sulh ceza mahkemesi dosyası kesinleşmiş ise, davacı sanık Süleyman Garip'in ormandan açma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş olması nedeniyle somut olayda, kesin hüküm bulunduğunun gözetilmesi, bütün bu inceleme ve araştırmanın sonunda taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması halinde zilyetlik koşullarının araştırılması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 111 ada 3 sayılı parselin tarla niteliği ile Hazine adına, 111 ada 2 sayılı parselin tarla niteliği ile Süleyman Garip mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili ile davalılar Orman Yönetimi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir ve yörede kadastro çalışmalarının başlamasıyla kadastro tespitine itiraza dönüşmüştür.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 1992 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre kadastro çalışmalarına esas olmak üzere yapılmıştır.
1- İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve 111 ada 3 parsele ilişkin olarak ormandan açma suçundan davacı sanık Süleyman Garip'in mahkumiyetine dair 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.07.1983 tarih ve 1982/121-537 sayılı kesinleşen kararının, Süleyman Garip mirasçıları olan davacıları da H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi anlamında külli halefiyet yoluyla bağlayan kesin hüküm niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı gerçek kişilerin 111 ada 3 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin 111 ada 3 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, 111 ada 3 sayılı parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığından bahisle tarla niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü yerinde değildir. Şöyle ki; orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması, davanın devamı sırasında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmış ve çekişmeli taşınmaz 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. Yapılan 2/B madde uygulaması kesinleşmemiştir. 111 ada 3 sayılı parsele yönelik Süleyman Garip'in ormandan açma suçundan mahkumiyetine ilişkin 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.0/7.1983 tarih 1982/121-537 sayılı kesinleşen kararı gözetildiğinde, taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirdiğinden söz etmeye olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, 111 ada 3 sayılı parsele ilişkin 2/B madde uygulamasının iptali ile taşınmazın orman sınırları içine alınmasına ve ormana niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, 2/B madde uygulamasına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3) Orman Yönetimi ve Hazinenin 111 ada 2 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Keşifte dinlenen uzman orman bilirkişi, çekişmeli 111 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1958 ve 1978 yılları basımlı memleket haritasında yeşil renkli çalılık niteliğinde gözüktüğünü, eğiminin % 8-12 arasında bulunduğunu açıklamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 1/İ maddesinin karşı anlamına göre; toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilerle örtülü yerler orman sayılırlar. Çalılıklar genel olarak maki kavramı içinde yer alırlar. Eğimi % 12'yi aşan yerler bilimsel ve teknik olarak toprak muhafaza karakteri taşırlar. Bu nedenle; önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi veya bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir fen elemanı aracığıyla yeniden keşif yapılarak taşınmazın gerçek ve kesin eğimi tespit ettirilerek, eğimi % 12 ve üzerindeki yerlerin muhafaza makisi niteliğinde devlet ormanı olduğunun kabulü ile orman niteliğinde Hazine adına tescile karar verilmelidir. Eğimi % 12'ye ulaşmayan yerler için ise, taşınmazın 1978 yılı basımlı memleket haritasında çalılık olarak gözüktüğüne göre, 1978 tarihinden dava tarihi olan 24.06.1985 tarihine kadar imar-ihya yolu ile kazanım koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Bu takdirde, bu bölümlerin tarla niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
1) Yukarıda 1. bendde davacı gerçek kişilerin dava konusu 111 ada 3 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 2. bendde açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin 111 ada 3 sayılı parsele, 3. bendde açıklanan nedenlerle Orman Yönetimi ve Hazinenin 111 ada 2 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetime iadesine 14.6.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy