(1086 S. K. m. 438) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Güney Kasabası, Köseler Yakası mevkii 8492 s. parselin 1975 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığı, 1. Kadastro Mahkemesinin 1986/8 Esas, 1990/18 sayılı kararı ile mera olarak sınırlandırıldığı, mera komisyonunca da mera olarak tespit edildiği, bu tesbitlerin iptali ile taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın mera olarak tesbitinin iptal edilmesine ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetim tarafından yargılama giderlerine ait olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1974 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 21.11.1974 tarihinde, itirazların incelenmesine ait komisyon çalışmaları da 15.08.1975 gününde ilan edilmiş, 1989 ve 1990 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ait çalışmanın sonuçları ise, 20.09.1990 gününde ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman sınırları içerisindeki orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik yoktur. Ancak, davalı Hazine ve Köy tüzel kişiliği davayı kabul etmedikleri gibi, Hazine de taşınmazın mera olduğunu savunarak davanın reddini istediğine, mera niteliğiyle sınırlandırma işlemini kabullendiklerine göre, dava açılmasına sebebiyet vermedikleri şeklindeki gerekçeyle Orman Yönetimi yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin Orman Yönetimi üzerinde bırakılması doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan Davanın niteliğine ve davalıların açılan davaya sebebiyet vermemiş olmaları da dikkate alınarak davalılara yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesine yer olmadığına, davacı İdarenin yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına cümleleri kaldırılarak; bunun yerine 15.760.000.- TL. başvuru gideri, 7.000.000.- TL. tebligat gideri, 80.000.000.- TL. keşif aracı kirası, 247.000.000.- TL. keşif gideri olmak üzere toplam 349.760.000.- TL. yargılama giderinin davalılardan alınarak davacı Yönetime verilmesine, Orman Yönetimi kendini vekille temsil ettirdiğinden, davanın niteliği, vekilin sarf ettiği emek ve mesai, karar gününde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre 225.000.000.- TL. nisbi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı Yönetime verilmesine cümleleri yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün HYUY'nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy