(6831 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı M. Karaca tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2001/5470-5879 sayılı bozma kararında özetle; Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak yöntemine uygun orman araştırması yapılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı M. Karaca tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 422 ada 20 ve 22 parsel sayılı taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, 422 ada 20 ve 22 parsellere yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) Davalının 53 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bu parsel hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın büyük kısmının memleket haritasında açık renkli alanda, doğudaki az bir bölümünün yeşil renkli alanda gözüktüğünü, taşınmazın kuzey tarafının eğimin yüksek olduğunu, davalılar tarafından terk edildiğini ve orman idaresince ağaçlandırıldığını, bu sebeplerle orman sayılan yerlerden olduğunu, güney tarafının ise ev ve tarım alanı olarak kullanıldığını, eğiminin düşük olması ve memleket haritasında açık alanda gözükmesi sebebiyle orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamıştır. Bu durumda, dava dosyası Orman Bilirkişi İ. H. Öztürk ve Fen Bilirkişileri V. Sabancılar ile Z. Yalçın'a teslim edilerek bilirkişilerden, hükme esas alınan orman raporunda 53 ada 18 parselin davalılar tarafından ev ve tarım alanı olarak kullanıldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanan bölümü ile orman sayılan yerlerden olduğu belirtilen kesimlerini yüzölçümleriyle birlikte ayrı ayrı gösterir şekilde müşterek imzalı ortak ek rapor alınmalı, 53 ada 18 parselin orman sayılmayan (davalılar tarafından ev ve tarım alanı olarak kullanılan) bölümünün davalılar adlarına tapuya tesciline, orman sayılan (terk edilen ve orman idaresince ağaçlandırılan) kesiminin ise orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: 1) Yukarda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davalının 422 ada 20 ve 22 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsellere ilişkin bölümünün ONANMASINA,
2) Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle; davalının 53 da 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bu parsele ilişkin olarak BOZULMASINA, 20.04.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy