(6831 S. K. m. 11) (3402 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında görülmekte olan Kadastro Mahkemesinin eski (1992/26) yeni 2001/46 sayılı kadastro tespitine itiraz davasının yargılama sonunda davanın kabulü yönünde verilen kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.07.2004 tarih 2004/6067-7699 sayılı kararında özetle: Çekişmeli 317 ada 4 ve 7 sayılı parseller hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/333 sayılı dosyasında davacı Ali Güzel ve Ali Sarıkeçili tarafından orman kadastrosuna itiraz davası açıldığı ve temyize konu davanın sonucunun beklendiği, çelişkili karar verilmemesi için iki davanın birlikte görülüp karara bağlanması gereğine değinilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kadastro mahkemesinin 2001/46 (bozmadan sonra 2005/2) sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Her iki mahkemede dava konusu edilen taşınmazlardan 317 ada 4 sayılı parselin 22.11.1990 tarihinde ham toprak niteliğiyle; yine 317 ada 7 sayılı parselin 22.01.1991 tarihinde tarla niteliğiyle tespit tutanakları düzenlendiği, kadastro tespitine itiraz davasının 1992'de açıldığı, orman kadastrosunun 22.02.1991 tarihinde ilan edilerek 6 ay sonra 22.08.1991 tarihinde kesinleştiği, bu durumda çekişmeli taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının düzenlendiği tarihte yörede kesinleşmiş bir orman kadastrosu bulunmadığı, çekişmeli Sarıkavak Köyü 317 ada 4 ve 7 parsel nolu taşınmazlar hakkında Orman Yönetimi tarafından açılan davanın devamı sırasında yörede orman kadastrosu yapıldığı, bu durumda çekişmeli parseller yönünden orman kadastrosunun kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Kadastro tespitine itiraz davası, aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğünden Ayşe Güzel ve arkadaşlarının 06.11.1998 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı orman tahdidine itiraz davası kadastro mahkemesinde görülen davaya 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi hükmüne göre müdahale niteliğinde olduğundan, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Bu nedenle asliye hukuk mahkemesince bu davanın kadastro mahkemesinin 2005/2 sayılı dosyası ile birleştirilmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken hüküm yerinde görevsizlik kararı verilmeden birleştirmeye karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Bu nedenle, 03.02.2005 tarihli hüküm fıkrasında yazılı işbu dava ile kadastro mahkemesinin 2005/2 sayılı dosyasının birleştirilmesine sözlerinin hükümden çıkarılarak yerine Kadastro Mahkemesindeki 2005/2 sayılı dava nedeniyle orman kadastrosu kesinleşmediğinden ve 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince orman kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevi de kadastro mahkemelerine ait olduğundan, bu davanın kadastro mahkemesinin 2005/2 sayılı dosyası ile birleştirilmek üzere mahkemenin görevsizliğine ve davanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine sözleri yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 08.07.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy