(3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında K. Köyü 101 ada 7 parsel sayılı 6569.60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ham toprak niteliği nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı, davacı gerçek kişi ise; taşınmazın murisinden intikal eden, tarla vasfında ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin fen bilirkişi krokisinde AR1999 m2'lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen 4570.60 m2'lik bölümünün davacı S. Muslu adına tarla niteliği ile tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 03.07.1973 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasaya göre 09.06.2003 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün tahdit içinde, (B) bölümünün tahdit dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre Hazinenin (A) bölümüne Orman Yönetiminin (B) bölümüne yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
2) Hazinenin (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bu bölümün uzun yıllar önce bir kez davacının babası tarafından kullanıldığı, 20-25 yıldan beri hiç ekilip sürülmediği, halen taşınmazın gen halinde bulunduğu, bu haliyle 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki imar ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşulların davacı S. Muslu yararına oluşmadığı göz önünde bulundurularak (B) işaretli bölüm hakkındaki S. Muslu'nun davasının reddine ve bu bölümün tesbitteki nitelikleriyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: 1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin (B), Hazinenin (A) bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının REDDİYLE, (A) bölümü yönünden hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin (B) bölüme ilişkin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy