(3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.07.2004 tarih 2004/7501-7750 sayılı bozma kararında özetle: -İlk bozma ilamından sonra uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi kurulu çekişmeli taşınmazın ve çevresinin % 7, 8 ve 10 eğimli olduğunu, toprak muhafaza özelliğini taşımadığını, orman bütünlüğünü bozmadığını, imar ve ihyaya konu teşkil eden çalılık olarak gözüktüğünü ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmişlerdir. Davacı ve müdahil gerçek kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17 maddesindeki koşulların oluştuğu da anlaşıldığından, davacı Orman Yönetiminin davasının reddine, davacı ve müdahil gerçek kişilerin davalarının kabulüne karar verilmesi- gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra müdahil ve davacı gerçek kişinin davasının kabulüne, Orman Yönetiminin davasının reddine ve dava konusu parselin davacı ve müdahil davacı ile davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine ve orman tahdidine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla; yararına olan taraf yararına usuli kazanılmış hak, mahkeme için de bozma gereği doğrultusunda karar verme yükümlülüğü doğar. Somut olayda dava konusu 324 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi kurulu raporunda resmi belgelerde çalılık alanda kaldığı, eğiminin % 8-10 olduğu yörede 1994 yılında yapılan ancak bu dava nedeni ile kesinleşmeyen orman kadastro çalışmalarında 2/B madde uygulamasına konu olarak orman rejimi dışına çıkarıldığı ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu 2005/4416-7934 şeklinde rapor düzenlenmesine rağmen, mahkemece 23.01.2002 tarih ve 2000/16-2 sayılı ilam ile taşınmazın orman bütünlüğünü bozacağı, öncesinin orman niteliğinde olması ve orman kadastro çalışmalarında 2/B madde uygulamasına konu olarak orman rejimi dışına çıkarıldığı gerekçeleri ile davacı Orman Yönetiminin davasının kabulü gerçek kişilerin davalarının reddi ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili yolunda kurulan hükmün temyiz edilmesi neticesinde, Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuştur. Ancak, aynı gün Dairemizde temyiz incelemesi yapılan aynı mahkemenin 1995/59-1996/21 sayılı dosyasında çekişmeli taşınmaza komşu olan 840 ada 95 parselin dava konusu olduğu, Orman Yönetimi tarafından orman savı ile kadastro tespitine itiraz davası açıldığı ve mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükmün temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu dosyanın incelenmesinde; çekişmeli taşınmaz komşu olan 95 parsel sayılı taşınmazın üzerinde okaliptüs ağaçları yanında uzun çam ağaçlarının da bulunduğu ve her iki dosyanın birlikte incelenmesinde ise çekişmeli taşınmaz ile dava dışı 95 parselin uzman bilirkişiler tarafından resmi belgelerde farklı yerlerde işaretlendikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, Dairenin bozma kararı maddi yanılgıya dayalı olduğundan, bu nitelikteki bozma kararına uyulması yararına bozma yapılan davacı gerçek kişiler yönünden kazanılmış usuli hak oluşturmaz ( 09.05.1960 gün 1/9 sayılı 04.02.1959 gün 13/5 sayılı Y.İ.B.K.ları H.G.K. 01.03.1993 gün 1994/7-641/117 ve 14.10.1998 gün 1998/20-710/708 sayılı 20. Hukuk Dairesinin 22.03.2001 gün 1010/2090 ve 18.04.2002 gün 1335/3750 ve 07.10.2002 gün 7600/9823 sayılı kararları ).
O halde, çekişmeli 324 ada 2 parselin orman olup olmadığı hususunda yapılan araştırma yeterli olmadığından bu hususta yeniden araştırma yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan maddeleri de 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; çekişmeli taşınmazın üzerindeki bitki örtüsü mahkemece keşif zaptına geçirilmeli, kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, 2005/4416-7934 yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verilere dayalı olarak taşınmazın eğimi belirlenmeli, bu hususları açıklayan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın 4 yönden fotoğrafları çekilerek dosya içerisine konulmalı, çekişmeli taşınmaza komşu olan ve aynı mahkemenin 1995/59 sayılı dosyasında davalı olup, Dairemizin 2005/5658-7935 sayılı ilamı ile yerel mahkeme ilamının bozulmasına karar verilen dosya birlikte incelenerek ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy