(3402 S. K. m. 4, 18, 20, 28)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Karışlar Köyü 105 ada 42 parsel sayılı 4.043 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 105 ada 41 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tevzi tapusunun miktar fazlası olarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mehmet Aydın adına tespit edilmiştir. Davacı Hazinenin askı süresi içerisinde açtığı dava Kadastro Mahkemesince 3402 Sayılı Yasanın 28/2. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı, bu kez çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi raporunda (A1) ve (A2) ile işaretlenen 703,69 m2 ve 612,23 m2'lik bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaza ait kadastro tespit tutanağı incelendiğinde, çekişmeli taşınmaz ile dava dışı 105 ada 41 parsel sayılı taşınmazların bir bütün halinde Mübadil Rumlardan kalma yerlerden olduğu, 105 ada 41 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tevzi tapusunun çekişmeli taşınmaz yönünü kıraç okuduğu, tapu kayıt miktarı kadar yerin 105 ada 41 parsel numarasıyla davalı gerçek kişi adına kadastro tespitinin yapıldığı, çekişmeli taşınmazın tapu kayıt miktar fazlası olduğu, ancak para ve emek sarfı ile imar ihya edilerek tarla haline dönüştürüldüğü, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğundan sözedilerek davalı gerçek kişi adına tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Dava dışı 105 ada 41 parsel sayılı taşınmaza miktarıyla revizyon gören (uygulanan) Ağustos 1946 tarih 17 sıra nolu tevzi tapusunun doğusu kıraç okumakta, çekişmeli taşınmazın doğusunda eylemli olarak 105 ada 134 sayılı orman parseli yeraldığından tapu kaydı 3402 Sayılı Kadastro Yasası'nın 20/C maddesi uyarınca miktarıyla geçerlidir. Kayıt ve belgeler lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil ederler. Tapu kaydının miktarı kadar yer 105 ada 41 parsel numarasıyla davalı gerçek kişi adına tespit ve tescil edildiğinden, miktar fazlasının doğu sınırda bulunan orman parselinden açma yapmak suretiyle oluşturulduğu sonucuna varılmaktadır. Bundan ayrı, Mübadil Rumlardan kalan yerler zilyetlikle ve imar ihya ile kazanılamaz, 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca Hazineye intikal eder. Öte yandan, her iki keşifte dinlenen aynı yerel bilirkişi taşınmazın zaman zaman ekilmediğini haber vermiştir. Bu durumda, zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarından nizasız fasılasızlık şartı da gerçekleşmemiştir.
Açıklanan hususlar gözetilerek davacı Hazinenin davasının tamamen kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Kabule göre de, davacı Hazine kendini vekil aracılığıyla temsil ettirdiği ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde davanın kabul ve red oranına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti takdir edilmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 01.07.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy