(6831 S. K. m. 2/B) (3533 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Sultançiftliği Köyü 469 parsel sayılı 289 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Kasım 1958 tarih 266 nolu tapu kaydı ile arsa niteliğiyle Üsküdar Köyleri Elektrik Birliği adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, TEK'den belediye hizmet binası olarak davalı belediyeye kamulaştırma yoluyla geçen taşınmazın öncesinin orman olduğu ve 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğundan, Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkeme davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre orman tahdidi yapılmış ve 1943 yılında kesinleşmiş, daha sonra 1989 yılında 2896 sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Hakem sıfatı ile verilen kararlarda sıfat aşılmadığı takdirde, kararın itirazen incelenmesi gerekir. Ne var ki, davada hakem yetkisini aşarak mülkiyet belirleme yerine, esasa girip tapu iptali ve tescil istemi yolunda davanın reddine karar vermiştir. Olayda yetki aşımı açıkça belirgin olduğundan temyiz incelemesi yapılması gerekir. Yargıtay uygulamaları da bu yoldadır.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava tapu iptali ve tescil istemi niteliğinde olup, hakem sıfatıyla görülerek sonuçlandırılmıştır. 3533 sayılı Mecburi Tahkim Yasası'nın 4. maddesinde katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan ve sermayesinin tamamı devlet, belediye ve özel idarelere ait olan daire ve müesseseden biriyle genel bütçeye dahil dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıkların o yerdeki yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Ne var ki; davacı Hazine ile davalı belediye anılan kanun kapsamındaki kurumlardan ise de, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar, davanın hukuki sebepleri ile mahkemenin hukuki tavsifi göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Hazine tarafından tapu iptali ve tescil istemi ile açılan davada, dava tefrik edilerek hakem sıfatıyla nitelik ve mülkiyet belirleme yönünden hüküm kurulması, tapu iptali ve tescil yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle davanın reddi yoluna gidilerek hakem yetkisi aşılarak verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Kaldı ki; 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değiştirilen 3533 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince taşınmazların aynına yönelik olan uyuşmazlıkların hakemde görülemeyeceği hükümleri getirilmiş olduğu anlaşılmakla, bu davanın hakem mahkemesinde görülme olanağı kalmamıştır. Görevsizliğe karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 12.07.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy