(6831 S. K. m. 2, 11) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ömer Faruk Pehlivanlı, Mehmet Nuri Doğulu ve Nevzat Anlıtan tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Akçalan Köyü 649 parsel sayılı taşınmazın yörede 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescilini, davalıların müdahalesinin önlenmesini ve taşınmaz üzerindeki binaların kal'ini istemiştir.
Mahkemece, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraz yönünden dava ayrılarak görevsizlikle dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş, Kadastro Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, 649 parselin krokide (H) ile işaretli 1363 m2'lik bölümünde 2/B uygulamasının iptaline karar verilmiş, hüküm davalılardan Ömer Faruk Pehlivanlı, Mehmet Nuri Doğulu ve Nevzat Anlıtan tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tescili ile meni müdahale ve kal'e ilişkindir. Davanın devamı sırasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman sınırlarının aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış olduğundan, dava aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraza dönüşmüştür.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki; 6831 Sayılı Yasanın 11/3. maddesine göre 2. madde uygulamasına karşı açılacak davalarda husumetin Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığına yöneltilmesi öngörülmüştür. Öncelikle, taraf teşkilinin sağlanması ve husumetin yaygınlaştırılması, ondan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekir.
Dosyada dört ayrı keşif yapılıp, dört ayrı orman bilirkişi raporu bulunmasına rağmen, hiçbir bilirkişi raporu diğeri ile benzerlik göstermediği gibi, hükme dayanak alınan son bilirkişi raporunda da sadece bir orman sınır noktasının yeri gösterildiği için kanaat verici olmayıp, Yargıtay denetimine de olanak vermemektedir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; krokide 99, 100, 101, 102, 103, 104 ve 105 orman sınır noktalarının yerleri kesin olarak gösterilmeli; ayrıca davalı taşınmazın 2/B madde sahasında bulunması halinde bilirkişilerden, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde şartlarının bulunup bulunmadığını raporlarında tartışmaları, nitelik kaybının zorla mı, yoksa doğal olarak mı olduğunu saptamaları istenmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılardan Ömer Faruk Pehlivanlı, Mehmet Nuri Doğulu ve Nevzat Anlıtan'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 31.10.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy