(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine, Orman Yönetimi ve Niyazi Özkan tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 08.09.2000 günlü dilekçesinde, ortak miras bırakan Hüseyin Özkan'dan kalan Konaklı Köyü, Bereketli, Çeşme Yukarıüzümbağı, Sıtmapınarı, Koru, Tunaçayırı, Bağlıkaltı ve Köyiçi Mevkiilerinde bulunan toplam (8) parça taşınmazın zilyetliğe dayalı olarak kendisi ve kardeşi Niyazi Özkan adlarına 1/2 hisse ile tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, dilekçenin birinci sırasında yazılı yerin komşu Bereketli Köyü 2516 parsel içinde kaldığı, 8. sırasında yazılı taşınmazın yalnızca davalıya ait olduğu gerekçeleri ile bu taşınmazlara yönelik davanın reddine, 4. sırasında yazılı 12671 m2 bölüm için davanın H.YU.Y.'nın 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, dilekçenin 2. sırasındaki 4435 m2, 3. sırasındaki 514 m2, 5. sırasındaki 2471 m2, 6. sırasındaki 5052 m2 ve 7. sırasındaki 2636 m2 taşınmazların tarla niteliği ile 1/2 hisse itibariyle davacı Naci Özkan ve davalı Niyazi Özkan adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Niyazi Özkan tarafından yargılama giderlerine, Orman Yönetimi ve Hazine tarafından eksik araştırmaya yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, TMY'nın 713. maddesi uyarınca açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu Kökpınar Köyünde genel arazi kadastrosu yapılmamıştır. 28.08.1997 tarihinde ilan edilip kesinleşen 6831 Sayılı Yasa uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
1) Davalı Niyazi Özkan'ın yargılama giderine yönelik temyiz istemleri, taşınmazların ortak muristen kalıp davalı adına tescil edildiği gözönünde bulundurulduğundan yerinde görülmemiştir.
2) Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; tescile karar verilen taşınmazların bulunduğu köyde 1997 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmasına rağmen orman bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp tahdide göre konumu belirlenmediği gibi taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı yönünden de ziraat mühendisi bilirkişilerden rapor alınmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Ayrıca genel arazi kadastrosuna başlanması ve bu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi halinde de kadastro mahkemesinin görevli olacağı hususunun da gözardı edilmemesi gerekir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayalı alarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: 1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; davalı Niyazi Özkan'ın temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bendde açıklanan nedenlerle davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine, 15.11.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy